Ey ahali artık kendimizi yoklama vakti gelmedi mi?  

Arzuları bitmez, hiçbir şeyden memnun olmaz, azgın bir toplum haline geldiğimiz günlerde KORONA ile karşılaştık.

  • 254
  • 24 Mart 2020 23:12
  • A
  • A

Şımarık yöneticilere, kibir abidelerine ve nihayet tüm dünyaya musallat olan, zengin fakir ayırmayan bir virüs. Önceleri dalga geçerken kendimizi tam da ortasında buluverdik. İlk günleri hatırlıyorum da, Türk genine etki etmediğini iddia edenden, Ne mikroplar gördük, o da gelir geçer!? diyenine, Reis halletsin! beklentisine girenden, Bilim adamları, din adamlarını döver! saçmalığını ciddi ciddi konuşanlarına kadar azgınlık devam etti. Alınan kararlara, uygulanan kurallara riayet ederken, olayı inanç noktasına taşıyanlardan çok çok rahatsız oldum. Bir de bunlar toplumda karşılığı olan, aklı başında okumuş çocuklar olunca bir daha şehadet getirdim: "Ben şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (SAV) onun kulu ve peygamberi(elçisi)dir" Ey milletin aklıyla, inancıyla dalga geçenler!!! Biliyor musunuz, çocukların ölümüne sebep olan kimyasal gazları, bilim adamları üretiyor! Mazlumların topluca öldürülmesini sağlayan silahları da bilim adamları icat ediyor. Biliyor musunuz, dünyadaki hırsızlığın %90'ını okumuş, üniversite tahsilliler yapıyor! Hatta KORONA belasını da başımıza bilim adamlarının musallat ettiğinden bahsediliyor. Bunları nereden mi biliyorum? Tabii ki, yine bilim adamlarının açıklamalarından, onların yaptığı araştırmalardan! Ama iş inanca, özellikle Müslümanlığa, imama, başörtüsüne, namaza, camiye gelince, hemen kininizi kusuveriyorsunuz. Oysa, "İlim Çin'de bile olsa gidiniz." Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır."Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir." diyen bir peygamberin ümmetine, bu hayasız yorumları nasıl yapabiliyorsunuz? Biz Allah'ın kulları, Hz. Muhammed Mustafa?nın (SAV) ümmeti olarak, Allah'ın emirleri doğrultusunda, ahlâki değerlere uyarak, peygamberin yolundan giderek, ilimle, bilimle uğraşırız. İnsanlığa faydalı ilime ve bilime, inancımız gereği riayet ederiz, ilim ve bilim adamlarına değer verir, saygı ve sevgi besleriz. Sizin hayranlıkla önünde diz çöktüğünüz, medeniyetin beşiği İngiltere'deki, Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir! diyen bilim adamlarının yaptığına değil, Yaşlılarımız bizim medeniyetimizin bilgi birikimleridir!? diyen bilim adamlarına inanırız. Biliriz ki, Allah'a iman etmiş bilim adamları, insanlığa zararlı hiçbir çalışmanın içinde olmaz. Ama inancı olmayan bilim adamının da, insanlığın sağlığı huzuru ve refahı ile işi olmaz. Yine bilim insanları, bu virüsten en kısa zamanda kurtulabilmenin yolunu, virüsün mutasyona uğraması olarak görmektedir. Bu da ancak, Allah'ın izni ve kudreti ile var olan virüsün, yine O'nun izniyle yok olması veya mutasyona uğraması demektir. Evet ilim ve bilim adamları çalışacaktır amma, sonuç Allah'ın iznine tabidir. Sadece bu nedenle bile, Allah'a ibadet edip, dua etmeye ihtiyacımız vardır. Eğer dualar kabul olmaz da Rabbim dilemezse, sadece bugün yaşayanları değil, gelmiş geçmiş tüm bilim adamları bir araya gelse bu virüsü yok edemeyeceklerdir. Yine bazı bilim insanları, dünyanın yarısının, er ya da geç, bir şekilde bu virüsle karşılaşacağını söylüyor. Biz inananlar, başımıza gelse bile, ilimin bilimin söylediğini yapar, sonra Allah'a güvenir, Ondan şifa dileriz. Ya siz inanmayanlar, inançla dalga geçenler, ilimin ve bilimin naçar olduğu bu günlerde virüsle karşılaşınca kimden aman dileyeceksiniz?

  • Liman balık