Güzel Ülkem

  • 237
  • 23 Mart 2020 12:40
  • A
  • A

Sadece ülkemiz değil, bütün dünya hiç beklenmedik bir kriz ile boğuşuyor. Hem de öyle bir kriz ki, ne elle tutuluyor ne de gözle görülüyor. Sadece bir virüs olduğunu anlıyoruz. Her ülke kendi başının çaresine bakmak zorunda. Hiçbir ülke diğer bir ülkeye yardım edemiyor. Her gün yeni haberler ile virüse çare olacak aşı bulundu deniliyor ama bu da aylar sonra piyasaya çıkacağa benziyor.

Böyle kriz dönemlerinde ülkemizin geleceği için birlik halinde olmamız gerekirken olanları takip ediyorsunuz değil mi? Adeta hainler bayram havasında bu krizden nasıl nemalanırız diye saldırıya geçtiler. Hükümet ve bilhassa Sağlık Bakanı bu süreci en iyi yürütenlerden birisi olmasına rağmen saldırıları gün geçtikçe daha artıyor. Virüs nedeni ile ölüm oranlarının açıklanması bu hainleri çıldırtmaya başladı. Güya ölüm oranı fazla olmasına rağmen halktan gizleniyormuş. Bu haberleşme ortamında bu mümkün mü? Bu nasıl gizlenebilir? Neden gizlensin ki? Ama hainlik göz perdelerini kapatmış ve gün geçtikçe adeta kuduruyorlar.

Sahi bize ne oldu böyle? Bu ne ihanet? Bu ne vatan düşmanlığı? Bu ne millet düşmanlığı? Bu ne din düşmanlığı? En azından bu kriz döneminde bu hainliğinizi erteleyemez misiniz? Diğer ülkelerde de bu kriz yaşanıyor. Ama herkes soğukkanlılık ile bir ve bütün olmuş devletine ve milletine yardımcı olmaya çalışıyor. Kimse kendi milletine ihanet etmeyi düşünmüyor. Bizde cami yolu bilmeyen din düşmanları camilerin tedbir amaçlı kapanmasına karşı camilerin açılmasını istiyorlar.

Dünya ya bakıyorsun, insanlar kenetlenmiş, bu salgını ülkem nasıl atlatır bunun derdinde,

Ne yazık ki;

Bizim ülkemizde öyle  tehlikeli bir kafa var ki;

Ne deprem dinliyor,

Ne şehit cenazesi,

Ne de küresel salgın,

Nefret hastalığı bütün bünyeyi sarmış,

Tedavi edilemiyor.

Dün markette; bir bayan,1 yıllık stok malzemesini kasiyerin önüne yığmış,

Entel dantel ukala ukala ahkâm kesiyor,

Millet canının derdin de kimse sesini çıkarmıyor, habire hükümete, bakanlara, ülkemize saldırıyor,

Dayanamadım müdahale ettim, patladım.

SİZİN DERDİNİZ NE? NE İSTİYORSUNUZ?

Söyleyecek söz bulamadı, Tedbirler uygulansın dedi,

Bak dedim; en basit kural, Ellerini her yere sürüyorsun,

Sabahtan beri, susmuyor, ağzından tükürükler saçıyorsun,

İnsanlara çok yaklaşıyorsun, Senin ellerini devlet mi yıkasın,

İnsanlarla arana 1 metrelik mesafeyi Sağlık Bakanı mı koysun?

Marketi yüklenmişsin, diğer insanlara bir şey bırakmamışsın,

Sen haberde mi seyretmiyorsun,

6 Avrupa ülkesi, tedbirler konusunda Türkiye ile işbirliğine geçti, bundan da haberin yok,

Bozuldu, susar gibi oldu, Bir kaç kişide, benden destek alarak hanımefendi, artık ahkâm kesmeyi bırak,

Deyince sustu, sırasını beklemeye başladı,

Bu zihniyet haklı olsa bari

Salgından önce, hastamı var, niçin bu hastaneleri yapıyorsunuz, der,

Salgında; hastane yetersiz, der,

İlime önem verelim der,

Kendi zihniyetinin bu ülkede; heykel dışında bir şey yapmadığını bilmez,

Tüm hizmetlerin, eleştirdiği zihniyet tarafından yapıldığını anlamayacak kadar cahildir,

İmam değil, hekim yetiştirelim derler,

"Hekim yetiştirilen tıp fakülteleri açanlara, bu kadar tıp fakültesine ihtiyaç var mı?" diye karşı çıkarlar,

İtalya'da bu  kadar imam mı yetişiyor da, günde 500 kişi ölüyor,

Bu nu düşünemeyecek kadar basiret sahibi değillerdir,

Hatta daha ileri giderler,

Salgını İstanbul hava limanının yapımına bağlarlar,

Sanki aşıyı diyanet bulacak,

Diyanet'e saldırırlar,

Tıp ile ilgili hiç bir konuda tek lafı olmayan,

Tabipler odasına tek laf etmezler.

Yurt dışından gelen ve 14 gün kuralına uymayanlara çıt çıkarmazlar,

Sadece umreden gelenlere çemkirirler,

Böyle bir zihniyetin; Dünyadaki ana vatanı,

NE yazık ki, TÜRKİYE'DİR.

Bu ülkede en mükemmel işler yapılsa da bunlar,

Asla memnun olmazlar,

Bunu itiraf eden kendileri,

Onun için bu zihniyete takılmadan,

Başta umreciler olmak üzere,

Yurt dışından gelen herkesin;

14 gün kuralı uygulamasına, dikkat etmesi şart,

Başta umreciler diyorum, Çünkü bu çok büyük bir vebal ve kul hakkı,

Diyanetin camileri kapatma kararı çok yerinde,

Bir kaç kişide yapsa,

Kapalı camileri zorlamak, cehaletten başka bir şey değil,

Soğan ve sarımsak yiyen camiye gelmesin diyen,

Bir Peygamberin ümmeti,

Böyle bir salgında bunu asla yapamaz.

Temizlik imanın yarısıdır, sözüne inanan bir Müslümanın,

Böyle bir zamanda, ellerini sık sık yıkamama,

Kendinden önce başkalarını düşünerek;

1 metre yaklaşma kuralına uymaması düşünülemez.

Konya, Kayseri, Bursa, Balıkesir ve birçok büyük şehir belediyesinin yapmış olduğu hizmetleri,

Erzurum'da da görmek istiyoruz.

İnşallah bu günlerde geçecek,

Yine açık havada olacağız.

Biz bizden istenen tedbirleri alalım,

Takdiri Allah’a bırakalım.

  • Liman balık