"Sahipsiz olan bir şehrin batması haktır, sen sahip olursan bu şehir batmayacaktır."

  • 1228
  • 27 Şubat 2020 00:30
  • A
  • A

"Sahipsiz olan bir şehrin batması haktır, sen sahip olursan bu şehir batmayacaktır." diyor Mehmet Akif. Gerçekten de sahipsiz bir memleket olmasaydık bu halde mi olurduk? Çoğu şak şakçının sesini duyar gibiyim, "Halimizde ne var" diye? Erzurum , dört dörtlük bir şehir konumunda. Komşu illerimiz  olan Kars,Ağrı,Ardahan ve Bayburt ile doğudaki diğer illere göre eğitimden sağlığa, tarımdan ticarete, imardan ulaşıma kadar daha birçok alanda ileride olup çağ atlamış durumdayız(!)

 

Gönül böyle olmasını isterdi ancak ne yazık ki Türkiye'nin kalesi konumunda olan turizm şehri,  Doğu'nun yıldızı, Doğu'nun Paris 'i diye parlattığımız Erzurum’da, tuhaf şeyler oluyor, ilgililer duyarsız, memleket ise sahipsiz.   Aslında sorunları anlatmaya gerek yok. Hepiniz haberdarsınız ve biliyorsunuz.

Eğitimdeki halimiz ortada. Yıllardır YGS ve LGS sınavlarında bir türlü istenilen başarıyı elde edemedik. Erzurum , son 15 yıldır Türkiye sıralamasında hep son sıralarda.Okullardaki öğretmen ihtiyacından sınıflardaki öğrenci sayısına, kaynak kitapların dayatılmasından onarımların eğitim sezonunda yapılmasına, taşıma sorunundan verilen yemek kalitesine daha birçok konuda durum ortada. Doğunun merkezindeki en güzide okulunda bile sınıf mevcudunun 50 kişiyi geçtiğinden haberdarsınız. Vekillerimizin halka harcaması gereken vaktinin çoğunu başka şeylere hizmet etmeleri.             

 Bugün Sağlık Bakanlığı'nın açıklaması ile ilimizde yeni yapılan yapımı yılan hikayesine dönen şehir hastanesi karantina hastanesi olacakmış. Uçağın inmediği memleketime büyüklerimiz tevazu gösterip hastanemizi karantina hastanesi yapmış sağolsunlar teveccüh göstermişler.                                        Günden güne eriyen nüfusu ile Türkiye’de yüz ölçümü ile önde gelen illerimizden olan Erzurum, okumuş yoğun gençlik potansiyeli ve imkanlarıyla belki üçüncü bir üniversiteyi taşıyabilecek kapasiteye sahipken ilimize bir darbe vurulmasına bile ses çıkarmayan zihniyete, kimsenin ses çıkarmadığını, bunu sorgulama gereğinin dahi duyulmadığını da biliyoruz. Şehir hastanesi adını taşıyan , hastanemiz ismi ile alakası olmayacak şekilde gündeme gelmesi bizleri ziyadesiyle üzmüştür. Burası Erzurum yağan karın bile ekonomimize  veya sosyal dokumuza faydası olmasın diye uçak bilet fiyatlarına gereksiz zam yapıldı. Peki Erzurum'a karantina hastanesi kurdurmak yerine bir, iki fabrika, üçüncü üniversite kurulamaz mıydı? Burası değil bir üçüncü üniversiteyi , belki beş on fabrikayı hak ediyor.

Buraya dediğim hizmetleri çok görecek zihniyetteki siyasiler, idareci ve bürokratlar, içindeki gaflet ve dalâletten acilen sıyrılmalı ve Dadaşların haklı ve meşru taleplerine kulak verilmelidir.

Yoksa Dadaşıma üvey evlat muamelesi mi dayatılıyor?

  • Liman balık
Etiketler : Hakan Dikmen