Tarih: 29.11.2025 22:33

5. ULUSLARARASI MODEL İİT LİSELER ZİRVESİ İKİNCİ GÜNÜ

Facebook Twitter Linked-in

İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi, Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen 5. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Liseler Zirvesi bugün Dünya Etnospor Konfederasyon Başkanı Bilal Erdoğan'ın katıldığı panelle devam etti. Erdoğan yaptığı konuşmada Filistin davasının artık birkaç devletin siyasi meselesi olmadığını, modern dünyanın ahlaki meşruiyet sınavı olduğunu ifade ederek, "Uluslararası hukuk çoğu zaman sessiz; uluslararası kurumlar etkisiz; Batılı devletler ise bariz bir çifte standartla hareket ediyor. Ancak tüm bunların üzerinde güçlü bir şey yükseliyor: Dünyanın her köşesinden gelen sizin gibi gençlerin kararlı duruşu" dedi. 56 ülkeden üst düzey katılımla Grand Cevahir Otel & Kongre Merkezi'nde düzenlenen zirvenin ikinci gününde düzenlenen "Filistin İçin Adalet, Girişimcilik Ekosistemi ve Müslüman Gençliğin Küresel Misyonu" başlıklı panelde konuşmacı olarak katılan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Bugün burada sadece bir gündem maddesini tartışmıyoruz; bir çağın ruhunu, bir neslin omuzlarındaki yükü ve bir ümmetin geleceğini konuşuyoruz" diye konuştu.

"İslam dünyasının sahip olduğu en stratejik değerlersiniz" Hızlı değişimlerin, artan belirsizliklerin ve birbiri ardına patlak veren krizlerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, "Ancak aynı zamanda büyük fırsatların, uyanışların, yeni başlangıçların ve köklü dönüşümlerin eşiğindeyiz. Bu salonda bulunan gençlerin taşıdığı potansiyel, ulusal veya etnik sınırların çok ötesindedir. İslam dünyasının bugün sahip olduğu en stratejik değerlersiniz." diye konuştu. Erdoğan, pandemi, savaşlar, çöken tedarik zincirleri, derinleşen yoksulluk ve yapay zeka yarışının körüklediği eşitsizlikler gibi birçok küresel kriz yaşandığını vurgulayarak, şunları söyledi: "İnsanlık benzeri görülmemiş bir teknolojik kapasiteye sahip; ancak adalet üretemiyor. Devasa ekonomik sistemler kurduk; ancak insan onurunu koruyan bir düzen inşa etmekte başarısızız. İçinde yaşadığımız kriz ekonomik değil. Teknik değil. Siyasi bile değil. Bu, ahlaki bir krizdir. Değerlerin aşındığı, adalet duygusunun geri çekildiği ve insani hassasiyetin zayıfladığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu gerçeğin en yalın haliyle ifşa olduğu yer Filistin'dir. Orada yaşanan her olay, modern dünyanın maskesini düşürmekte ve yapıların altındaki çürümüş sütunları ortaya çıkarmaktadır. Hukukun nasıl silah haline getirildiğini, uluslararası mekanizmaların nasıl güçlülerin çıkarlarına hizmet ettiğini ve insan hayatının nasıl pazarlık kozuna indirgendiğini görüyoruz. Ancak başka bir şeyi daha görüyoruz: Bugünün dünyasının ahlaki vicdanı, giderek artan bir şekilde Müslüman gençler tarafından taşınmaktadır. Filistin için yükselen en gür sesler, sizin neslinizin sesleridir." Filistin davasının artık birkaç devletin siyasi meselesi olmadığını, modern dünyanın ahlaki meşruiyet sınavı olduğunu ifade eden Erdoğan, "Uluslararası hukuk çoğu zaman sessiz; uluslararası kurumlar etkisiz; Batılı devletler ise bariz bir çifte standartla hareket ediyor. Ancak tüm bunların üzerinde güçlü bir şey yükseliyor: Dünyanın her köşesinden gelen sizin gibi gençlerin kararlı duruşu. Bugünün gençliği, daha önceki hiçbir neslin sahip olmadığı bir şeye sahip: Bilgiye sınırsız erişim, dijital akıcılık, küresel iletişim ağları ve gerçeği anında ifşa etme yeteneği. Bu kapasite, Filistin mücadelesini dönüştürdü. Sosyal medya seferberliği, dijital kampanyalar, akademik sunumlar, makaleler, farkındalık girişimleri; bunların her biri Filistin'in yalnız olmadığını kanıtlayan yeni bir araç haline geldi." dedi. Bugün gençlerin karşılaştığı zorlukların önceki nesillerinkine benzemediğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Öyle bir çağda yaşıyoruz ki: Hakikat genellikle imgelerin arkasına saklanıyor, Algı ile gerçeklik arasındaki çizgi bulanıklaşıyor ve dijital imparatorluklar zihinleri şekillendiriyor. Bugün Filistin'i anlamak sadece coğrafyayı anlamak değildir; dijital hegemonyayla yüzleşmek demektir. Batı'nın "hikaye anlatıcılığı" üzerindeki asırlık hakimiyeti sosyal medya, Hollywood, haber ağları ve akademik söylem üzerinden devam etmektedir. Ancak bu sefer farklı olan bir şey var: Müslüman gençler artık pasif değil. Hakikatin peşinden giden bir nesil, yapay gerçekliklere boyun eğmeyecektir." Konuşmaların ardından sorularını yanıtlayan Bilal Erdoğan, "Lütfen bu platformla çalışmaya devam edin ki gelecekte İslam İşbirliği Teşkilatı bugünkünden daha iyi olsun; çünkü bugün İslam İşbirliği Teşkilatı düzeyinde ve Müslüman ülkelerin dışişleri bakanlıklarında karar verici konumda olan kişiler Model OIC gibi bir süreçten geçmediler. Siz karar alma kapasitesine ulaştığınızda, dünyanın birçok yerinden arkadaşlarınız olacak ve birlikte hareket etme, birlikte çalışma, iş birliği yapma konusunda çok daha güçlü bir inisiyatif duygusuna sahip olacaksınız." diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleriyle aile fotoğrafı çekildi.  




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —