Koç Üniversitesi, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil; bilimsel üretimin, ekonomik dönüşümün ve toplumsal değişimin itici gücü olarak ele alan yaklaşımını iki gün boyunca disiplinlerarası bir programla ortaya koydu. Koç üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü'nde gerçekleştirilen sempozyum kapsamındaki oturumlarda, temel bilimlerden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere uzanan alanlarda yapay zekânın çok boyutlu etkisi kapsamlı biçimde ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekânın yalnızca teknolojileri değil, aynı zamanda doğayı anlama ve keşfetme biçimimizi de köklü bir şekilde dönüştürdüğüne dikkat çekti. Sempozyum, Yapay Zekâ Bilimi, Fiziksel Dünyada Yapay Zekâ ile Yapay Zekâ, Toplum ve Kurumlar başlıklı üç ana tematik eksen etrafında yapılandırıldı. Program kapsamında alanın küresel ölçekte önde gelen akademisyenleri ve teknoloji liderleri İstanbul'da bir araya geldi. Amazon Alexa AI Başkan Yardımcısı Ruhi Sarikaya, üretken yapay zekâ devriminin arkasındaki teknolojik dinamikleri ve Yapay Genel Zekâ'ya (AGI) uzanan gelişim çizgisini ele aldı. ETH Zurich'ten Prof. Dr. Torsten Hoefler, büyük dil modellerinden akıl yürütme modellerine geçiş sürecini sistem tasarımı perspektifinden değerlendirdi. Münih Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Daniel Cremers, derin öğrenmenin 3D bilgisayarla görme alanındaki dönüşümünü aktarırken; Zürih Üniversitesi'nden Prof. Dr. Davide Scaramuzza, otonom sistemlerde güvenli ve çevik navigasyon yaklaşımlarını paylaştı. Çek Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Jiří Matas, büyük temel modeller çağında performans ölçümünün zorluklarını tartışırken, Vrije Universiteit Amsterdam'dan Prof. Dr. Elly Konijn, insan-robot etkileşiminin psikolojik boyutunu ve sosyal robotların toplumsal rolünü değerlendirdi. Prof. Dr. Metîn Sitti: Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz Konuşmasında, Koç Üniversitesi'nde gelişen disiplinlerarası yapay zekâ ekosistemine vurgu yapan Prof. Dr. Metin Sitti, yapay zekâ ile fiziksel zekâ arasındaki ilişkiye de değindi. Bitkiler ve biyolojik sistemler gibi doğadaki örneklerin, kendi araştırmalarına nasıl ilham verdiğini aktararak bu gözlemlerin geleceğin akıllı sistemlerinin tasarımında yeni araştırma yönleri açtığını ifade etti. Yürüttüğü araştırmalara değinen Prof. Dr. Sitti, "Araştırmalarım, yapay zekâ ile fiziksel zekânın kesişim noktasını inceliyor. Doğadan öğrenerek geleceğin akıllı sistemlerini tasarlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Prof. Sitti ayrıca, İş Bankası ile kurulan iş birliği kapsamında hayata geçirilen KUIS AI Lab'in bu ekosistemi daha da güçlendirdiğini belirtti. Temel yapay zekâ araştırmaları ile finans ve endüstri alanındaki gerçek dünya uygulamaları arasında bir köprü görevi gören laboratuvarın, akademi ile endüstrinin bilgi, yetenek ve etkiyi birlikte üretmesine olanak sağlayan somut bir örnek olduğunu vurguladı. Akademi–Endüstri Köprüsü: Yapay Zekânın Ekonomik Dönüşümü Ele Alındı Yapay zekâ devriminin önemli bir boyutunu da endüstri ile kurulan güçlü iş birlikleri oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar yapay zekâ alanında hızla ilerlerken, bu çalışmaların gerçek dünyada etkili çözümlere dönüşmesi ise akademi ile endüstrinin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Bu kapsamda, Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey moderatörlüğünde düzenlenen panelde, akademi ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Panelde Vispera Partner ve Co-CEO'su Aytül Erçil, Hevi AI Kurucu Ortağı ve CEO'su Deniz Aliş, Invent AI Kurucusu ve CEO'su Gürhan Kök ve Trendyol Group Veri Bilimi Direktörü Nezir Alp konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, yapay zekâ temelli keşif ve araştırmaların laboratuvar ortamından gerçek dünya sistemlerine, ürünlere ve hizmetlere nasıl taşındığı ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin ileri yapay zekâ teknolojilerini operasyonlarına, karar alma süreçlerine ve dijital altyapılarına nasıl entegre ettiklerini paylaşırken; üniversitelerle geliştirilen daha yakın iş birliklerinin hem inovasyonu hem de yetenek gelişimini nasıl hızlandırdığı üzerine görüşlerini paylaştı. Küresel Ölçekte Bir Araştırma Platformu İki gün süren sempozyum, temel araştırmadan gerçek dünya uygulamalarına, etik ve toplumsal boyuttan endüstriyel ölçeklenmeye kadar geniş bir çerçevede yapay zekânın geleceğini ele aldı. Program, yeni araştırma iş birlikleri ve disiplinlerarası temaslar için güçlü bir zemin oluştururken, Koç Üniversitesi'nin yapay zekâ alanındaki ulusal ve küresel liderlik iddiasını pekiştirdi. Koç Üniversitesi Hakkında 1993 yılında, en yetkin mezunları yetiştirmek, bilimin sınırlarını ilerletmek ve bu alanlarda ülkemize, insanlığa ve Türkiye'ye hizmet etmek misyonuyla kurulan Koç Üniversitesi, uluslararası düzeyde eğitim veren bir kurumdur. 22 lisans, 44 yüksek lisans ve 30 doktora programı bulunan Koç Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerin yüzde 65'i burslu olarak eğitim görmektedir. Koç Üniversitesi'nde öğrenim gören 9.000'in üzerinde öğrenci bulunuyor. Koç Üniversitesi'nin lisans ve yüksek lisans programlarından bugüne değin 20.000'in üzerinde öğrenci mezun oldu. Koç Üniversitesi, dünya standartlarında geniş laboratuvar, bilgi işlem ve araştırma olanaklarıyla, öğretim üyesi başına düşen bilimsel makale sayısında Türkiye'deki eğitim kurumlarının arasında en üst sıralarda yer alır.