ÇYDD Çağdaş Gençlik Geleneksel Anıtkabir Buluşması'nın 17.si, Çağdaş Gençlik Merkez Birimi, ÇYDD Ankara şubeleri ve Gençlik Birimlerinin yürütücülüğünde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkezi'nin katkılarıyla, 29 Kasım Cumartesi günü gerçekleşti. Çağdaş Gençlik, Cumhuriyet'in 102. yılında Ata'sına bir kez daha Cumhuriyet'i koruma sözü verdi. Programa; ÇYDD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, şube yönetim kurulu üyeleri ve 88 ÇYDD şubesinden 3500'eyakın ÇYDD öğrencisi katıldı. Sabah saatlerinde Tandoğan Meydanı'nda buluşan Çağdaş Gençlik, Aslanlı Yol'dan Anıtkabir'e yürüyüşe başladı. Sonrasında, "Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği" yazılı çelenk resmi törenle Mozole'ye bırakılarak saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından, Çağdaş Gençlik Genel Kolaylaştırıcısı Gökçe Gazaloğlu, Çağdaş Gençlik'in Cumhuriyet'i korumak ve Atatürk'e bağlılık konusundaki kararlılığını belirterek Anıtkabir defterini imzaladı. Çağdaş Gençlik Genel Kolaylaştırıcısı Gökçe Gazaloğlu, ''Gençliğin Mesajı'' olarak imzaladığı yazısında şu ifadelere yer verdi: Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bugün, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında manevi huzurunuzda 17. kez toplanmanın onurunu yaşıyoruz. Bizler, "Bütün ümidim gençliktedir" dediğiniz, fikri hür, vicdanı hür gençler olarak; ülkenin dört bir yanından, yaktığınız meşalenin ışığıyla buradayız. Amacımız yalnızca sizi anmak değil, Cumhuriyet'e ve devrimlerinize nasıl sahip çıktığımızı bir kez daha göstermektir. Çağdaş uygarlık yolunda engeller olduğunu biliyoruz; ancak akıl ve bilimden uzaklaşmaya, laik ve bilimsel eğitimin engellenmesine ve kadınların dışlanmasına karşı Atatürk ilke ve devrimlerini savunmaya kararlıyız. Yolumuzda Prof. Dr. Türkan Saylan'ın emaneti bize rehberlik ediyor. "Eğer bir yerde bilime ve demokrasiye aykırı bir iş yapılıyorsa, orada mutlaka cehalet vardır." sözü ise mücadele azmimizi bileyen bir kılavuzdur. Bugün, binlerce Kardelen'in geleceğin doktorlarının, mühendislerinin, öğretmenlerinin ve sanatçılarının bilimin ışığında bu ülkeye hizmet ettiğini gururla görüyoruz. Onlar, sizin "en hakiki mürşit" olarak gösterdiğiniz bilimin yolundan bir an bile ayrılmıyorlar. Aziz Atam, huzurunuzda bir kez daha, gür bir sesle ve sarsılmaz bir iradeyle ant içiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliğini sarsmak isteyenlere karşı dimdik duracağız. Akıl ve bilimi rehber edinmekten, çağdaş ve bilimsel eğitimi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Kadınların ve erkeklerin omuz omuza durduğu, eşit ve özgür bireyler olarak var olduğu bir Türkiye idealinden asla geri adım atmayacağız. Medeni Kanun ile bizlere verdiğiniz hakların bir adım bile geriye gitmesine izin vermeyeceğiz. Sanatın özgürce icra edildiği, düşüncenin kelepçelenmediği, gençlerin hayal kurmaktan korkmadığı bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz. Karamsarlığa yer yok. Umutsuzluğa geçit yok. 17 yıldır olduğu gibi bugün de buradayız. Yarın da burada olacağız. Gözlerimizde sizin aydınlığınız, yüreğimizde devrimlerinizin sönmez ateşi ve omuzlarımızda bu cennet vatanın sorumluluğu var. Bize emanet ettiğiniz bu kutsal miras, Çağdaş Türk Gençliği'nin emin ve kararlı ellerindedir. Rahat uyu. Biz nöbetteyiz.