Geçmişten bugüne eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı bir direnişin sembolüdür. Bu tarih bir kutlama değil; yüzyıllardır süren hak arayışının, dayanışmanın ve dönüşüm iradesinin en güçlü tarihsel ifadesidir.
Kadınların yalnızca kadın oldukları için verdikleri bu hak mücadelesi hala erkek egemen sistemin yarattığı eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Yaşamın her alanında kendini gösteren bu durum; eğitimde, çalışma hayatında ve hatta en temel insan haklarında kadınların önüne görünür ve görünmez engeller koymaya devam etmektedir. Kadın haklarını savunmak, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; adil, eşit ve çağdaş bir toplum inşa etmenin ortak sorumluluğudur. Bir ülkenin gerçek anlamda ilerlemesi ve toplumsal kalkınmasını sürdürülebilir kılabilmesi, kadınların eğitimden çalışma hayatına, bilimden sanata ve karar alma mekanizmalarına kadar her alanda eşit fırsatlara sahip olmasıyla mümkündür. Ancak tüm çabalara ve kazanımlara rağmen kadınlar hala cinsiyet temelli ayrımcılıkla, eşitsizlikle ve şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, kadın haklarının güçlendirilmesinin yalnızca bir beklenti değil, demokratik bir hukuk devleti olmanın temel gereği olduğunu açıkça göstermektedir.
Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi, kadınların yaşam haklarının tam ve etkin biçimde korunması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi ertelenemez bir sorumluluktur. Kadın cinayetleri, bireysel olaylar değil; kökleri eşitsizlikte ve ayrımcılıkta olan ciddi bir toplumsal sorundur. Kadınların eşit, özgür ve güven içinde yaşayabildiği bir toplum için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.
ÇYDD olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin en güçlü dayanağının laik, bilimsel ve çağdaş eğitim olduğuna inanıyoruz. 1989 yılından bu yana 150 bini aşkın kız öğrencimizin eğitimine destek vererek onların Cumhuriyet değerleriyle yetişmesine katkı sunduk. Dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin kazanımlarından, Atatürk devrimi ve ilkelerinden aldığımız güçle kadınların hak arayışında yanlarında duruyor; eşit, özgür ve çağdaş bir Türkiye için birlikte yürümeyi sürdürüyoruz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele dönemi arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan köklü bir dönüşümün adıdır. Daha kuruluş yıllarında kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok temel hakkı tanıyan Cumhuriyet, bu yönüyle bir aydınlanma ve eşitlik devrimidir. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olarak var olmasını esas alan bu miras, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele dönemi arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan köklü bir dönüşümün adıdır. Daha kuruluş yıllarında kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok temel hakkı tanıyan Cumhuriyet, bu yönüyle bir aydınlanma ve eşitlik devrimidir. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olarak var olmasını esas alan bu miras, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Cumhuriyet ile bize emanet edilen bu değerleri korumak ve geliştirmek en temel sorumluluğumuzdur. Laik, demokratik ve eşitliğe dayalı bir toplumsal düzenini savunarak ülkemizi daha ileriye taşımak kararlılığındayız. ÇYDD olarak, her kadının eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.