Tarih: 21.02.2026 21:51

Fonksiyonel Donma: Vücudun Görünmeyen Alarmı

Facebook Twitter Linked-in

Günlük yaşamda bazı insanlar aniden hareket edemediğini, konuşamadığını ya da bedeninin adeta kilitlendiğini ifade eder. Tıbbi tetkiklerde ciddi bir nörolojik sorun bulunmamasına rağmen yaşanan bu tablo, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu durum psikiyatrik literatürde fonksiyonel donma olarak adlandırılan ve stresle yakından ilişkili bir tepkidir. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, fonksiyonel donmanın kişinin iradesi dışında gelişen gerçek bir bedensel deneyim olduğuna dikkat çekiyor.

"Fonksiyonel donma, bedenin aşırı strese verdiği savunma tepkisidir" Uzm. Dr. Sema Bayçın'a göre fonksiyonel donma, beynin yoğun stres ve travma karşısında verdiği biyolojik bir tepkidir: "Tehlike algısı yükseldiğinde sinir sistemi 'savaş, kaç ya da don' tepkilerinden birini seçer. Donma tepkisi, kişinin dışarıdan bakıldığında hareketsiz kalmasıyla görülür. Bu bir rol yapma ya da bilinçli kontrol durumu değildir; sinir sisteminin otomatik savunma mekanizmasıdır." Bu süreçte kişi konuşmakta zorlanabilir, kaslarında güçsüzlük hissedebilir, çevresini algılasa bile tepki veremediğini ifade edebilir. Atak genellikle geçicidir ancak tekrarladığında yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

"Fonksiyonel donma nörolojik değil, psikobiyolojik bir durumdur" Fonksiyonel donma yaşayan birçok kişi, ilk etapta felç geçirdiğini düşündüğü için acil servise başvurur. Yapılan görüntüleme ve nörolojik testlerde organik bir hasar saptanmayabilir. Fonksiyonel donma 'gerçek değil' anlamına gelmez. Beyin ve beden arasındaki iletişim geçici olarak bozulur. Kişi belirtileri bilinçli olarak üretmez. Bu durum psikolojik kökenli olsa da bedende gerçek ve ölçülebilir tepkiler oluşturur. Bu nedenle hastaların "abartıyorsun", "numara yapıyorsun" gibi yaklaşımlarla damgalanması, belirtileri ağırlaştırabilir ve yardım arama sürecini geciktirebilir.

"Toplumsal farkındalık, iyileşmenin önemli bir parçasıdır" Fonksiyonel donmanın en büyük sorunlarından biri, çevre tarafından anlaşılmamasıdır. Kişi çoğu zaman utanma, suçluluk ya da yargılanma korkusu yaşayabilir. Uzm. Dr. Sema Bayçın, toplumun bu konuda bilinçlenmesinin tedavi sürecine doğrudan destekleyici etki sağladığını vurguluyor: "Fonksiyonel belirtiler yaşayan bireyler 'ilgi çekmek için yapıyor' şeklinde etiketlenmemelidir. Bu yaklaşım kişinin stres düzeyini artırır. Destekleyici bir çevre, iyileşmenin temel taşlarından biridir." Psikiyatrik değerlendirme, stres kaynaklarının anlaşılması ve uygun terapi yöntemleriyle birçok hasta belirgin iyileşme gösterebilir.

"Erken destek almak, belirtilerin kronikleşmesini önler" Fonksiyonel donma tek başına ortaya çıkabileceği gibi anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu veya yoğun yaşam stresiyle birlikte görülebilir. Belirtilerin tekrar etmesi, kişinin sosyal ve mesleki yaşamını da sınırlayabilir. Belirtiler ne kadar erken ele alınırsa, iyileşme o kadar hızlı olur. Psikiyatrik destek almak zayıflık değil; sinir sisteminin yükünü düzenlemeye yönelik bilimsel bir yaklaşımdır. "Fonksiyonel donma yaşayan kişiler kontrolü kaybetmez; sinir sistemleri aşırı yük altındadır. Doğru destekle beyin yeniden denge kurabilir. Bu nedenle yargılamak yerine anlamaya çalışmak hem birey hem toplum için iyileştirici bir adımdır." – Uzm. Dr. Sema Bayçın




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —