Menü Doğudan Dünyaya Açılan Pencere
Tarih: 11.03.2026 15:19
Kaliteli Kolostrum Kullanımı, Buzağılarda İshale Karşı İlk Savunma Hattını Oluşturuyor

Kaliteli Kolostrum Kullanımı, Buzağılarda İshale Karşı İlk Savunma Hattını Oluşturuyor

Facebook Twitter Linked-in

Buzağı ishalleri, doğumdan sonraki ilk haftalarda sığır yetiştiriciliğinde en fazla kayba yol açan sağlık sorunlarının başında geliyor. Bakteriyel, viral ve paraziter etkenlerin birlikte rol oynadığı bu tablo, özellikle yaşamın ilk 1–4 haftasında hızla gelişen sıvı ve elektrolit kaybı nedeniyle buzağıların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Trouw Nutrition Türkiye Yem Katkı ve Hayvan Sağlığı Ürün Grubu Müdürü Dr. Kazım Bilgeçli, buzağıların enfeksiyonlara karşı en önemli koruma mekanizmasının doğumdan hemen sonra alınan kaliteli kolostrum olduğunu vurguluyor. Dr. Bilgeçli, "Kolostrum yönetiminin doğru yapılmadığı işletmelerde buzağı ishallerinin görülme sıklığı belirgin şekilde artıyor. Hastalık geliştiğinde ise en kritik nokta, sıvı ve elektrolit kayıplarının hızla yerine konmasıdır" diyor.

Sığır yetiştiriciliğinde doğumdan sonraki ilk haftalarda görülen buzağı ishalleri, dünya genelinde sürü sağlığını ve işletme verimliliğini doğrudan etkileyen en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Hayvan besleme ve sağlığı alanındaki bilimsel çalışmalarıyla sektöre yön veren Trouw Nutrition, buzağıların yaşamın erken döneminde karşılaştığı bu tür sağlık sorunlarına yönelik koruyucu ve destekleyici besleme çözümleri geliştirerek üreticilerin sürü sağlığını daha etkin şekilde yönetmesine katkı sağlıyor.

Buzağı ishalleri birden fazla bağlı olarak şekillenebilir Buzağı ishallerine karşı dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın bu hastalığın tek bir nedene bağlamamak olduğuna dikkat çeken Trouw Nutrition Türkiye Yem Katkı ve Hayvan Sağlığı Ürün Grubu Müdürü Dr. Kazım Bilgeçli, "Enterotoksijenik Escherichia coli gibi bakteriyel etkenler, bovine rotavirus ve bovine coronavirus gibi viral patojenler ile Cryptosporidium parvum gibi paraziter etkenler bu tabloyu tetikleyebiliyor. Bu patojenler bağırsak epitel hücrelerine zarar vererek emilim yüzeyini azaltıyor, bağırsak mukozasında inflamasyona yol açıyor ve sonuçta ciddi sıvı ve elektrolit kaybıyla seyreden sulu ishal tablosu ortaya çıkıyor. Özellikle rotavirusun villus atrofisine neden olarak malabsorbsiyon oluşturması ya da coronavirusun hem ince hem kalın bağırsakta hasar meydana getirmesi, hastalığın klinik seyrini ağırlaştırabiliyor. Türkiye'de yapılan saha çalışmalarında rotavirus, Giardia ve Cryptosporidium türlerinin neonatal ishalli buzağılarda önemli oranlarda tespit edilmesi de bu etkenlerin saha koşullarındaki önemini açıkça ortaya koyuyor" dedi.

Kolostrum yönetimi ve doğru destek buzağı ishali riskini azaltıyor Buzağıların bağışıklık durumunun hastalık gelişiminde belirleyici olduğuna Vurgu yapan Dr. Kazım Bilgeçli, "Sığır plasentasının yapısı gereği, buzağılar anne karnında immünoglobulin geçişi sağlayamaz. Bu nedenle doğumdan sonra yeterli miktarda ve kaliteli kolostrum alımı, buzağının enfeksiyonlara karşı ilk savunma hattını oluşturur. Özellikle doğumdan sonraki ilk iki saat içinde verilen kolostrum, pasif bağışıklık transferinin başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Kolostrum kalitesinin refraktometre ile ölçülmesi, hijyenik koşullarda saklanması ve doğru miktarda verilmesi sürü sağlığı yönetiminin temel uygulamalarından biridir. Bunun yanı sıra doğum alanlarının temizliği, buzağıların kuru ve bireysel bölmelerde barındırılması, düzenli dezenfeksiyon uygulamaları ve hasta hayvanların hızlı şekilde izole edilmesi de enfeksiyon baskısını azaltan önemli yönetim uygulamalarıdır. Kolostrumun gecikmeli ya da yetersiz verilmesi durumunda pasif bağışıklık transferi başarısız olur ve buzağılar enfeksiyonlara karşı çok daha savunmasız hale gelir. Özellikle kalabalık barınaklar, hijyen eksikliği, stres faktörleri ve hatalı besleme programları hastalığın görülme sıklığını artıran çevresel risk faktörleri arasında yer alır" ifadelerini kullandı.

Sıvı kayıplarının hızla yerine konması, tedavinin temelini oluşturuyor Buzağı ishallerinde doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Kazım Bilgeçli, sözlerini şöyle tamamladı: "Buzağı ishallerinde temel sorun bağırsak mukozasında emilim ve sekresyon dengesinin bozulmasıdır. Enterosit hasarı ve villus atrofisi sonucunda bağırsak lümenine aşırı sıvı geçişi olur ve buzağılar vücut ağırlıklarına oranla çok kısa sürede ciddi miktarda sıvı kaybedebilir. Bu durum dehidratasyon, hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz gibi metabolik bozukluklara yol açabilir; hatta tedavi edilmediğinde dolaşım bozukluğu ve ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle tedavinin temelini sıvı ve elektrolit kayıplarının hızla yerine konması oluşturur. Hafif ve orta dereceli vakalarda oral elektrolit solüsyonları etkili bir çözüm sunar. Bu amaçla geliştirilen Farm-O-San Rediar, sindirim bozuklukları ve ishal durumlarında fizyolojik sindirimi desteklemek ve su-elektrolit dengesinin stabilizasyonunu sağlamak üzere geliştirilmiş bir tamamlayıcı yemdir. İçeriğinde bulunan bikarbonat ve sitrat gibi tampon maddeler metabolik asidozun dengelenmesine yardımcı olurken, psyllium kabuğu bağırsakta jel form oluşturarak bağırsak duvarının korunmasına ve dışkı kıvamının iyileşmesine destek verir. Ayrıca içerdiği glikoz enerji sağlarken sodyum ve su emilimini teşvik eder; Na, K ve Cl gibi elektrolitler ise bilimsel çalışmalarla desteklenen uygun seviyelerde formüle edilmiştir. Aromatik yapısı sayesinde buzağılar tarafından istekle tüketilen bu tür çözümler, doğru sürü yönetimi ve besleme uygulamalarıyla birlikte kullanıldığında buzağı sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —