Tarih: 24.01.2026 17:28

Özel Sağlık Hastanesi Hekimlerinden 3'üncü İnfertilite Okulu

Facebook Twitter Linked-in

İzmir Özel Sağlık Hastanesi'nin toplumu bilinçlendirmek için gerçekleştirdiği 3'üncü İnfertilite Okulu başlıklı seminerde kısırlık ve kadın sağlığı hakkında önemli bilgiler paylaşıldı

İzmir Özel Sağlık Hastanesi uzman hekimleri seminerde infertilite (kısırlık) hakkında tanı tedavi yöntemleriyle fizyolojik ve psikolojik süreçler hakkında ayrıntılı sunumlar gerçekleştirdi.

3'üncü İnfertilite Okulu'na Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şahin Kabay, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç Dr. Demet Aydoğan Kırmızı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Başer Embriyolog Betül Uğuz ve Klinik Psikolog Ebru Gürçay katıldı.

Seminer kapsamında, İnfertilitede erkek faktörü, İnfertilite ve cinsellikte doğru bildiğimiz yanlışlar, Neden gebe kalamıyoruz? Laboratuvarda neler oluyor? İnfertil çift psikolojisi: Yalnız değilsiniz başlıklı detaylı açıklamalara yer verildi. Toplantıda insanoğlunun devamı için gerekli unsurların başında gelen çocuk sahibi olmanın her zaman istendiği gibi sonuçlanmadığı ifade edildi; bu konuda toplumsal farkındalık ve bilinçlenmenin önemi vurgulandı. Erkeklerin çevresel faktörler, sigara, alkol kullanımı, işlenmiş gıdalar gibi nedenlerle son 50 yıl içinde sperm kalitesinde ciddi oranda düşüş yaşandığı kaydedilen toplantıda, böyle giderse doğal yolla çocuk sahibi olma ihtimalinin giderek azalacağına da dikkat çekildi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL UYGULANIYOR İzmir Özel Sağlık Hastanesi hekimleri şu bilgileri verdi: "35 yaşın altındaki çiftlerde haftada iki defa korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl boyunca gebelik sağlanamıyorsa bu durum infertilite (kısırlık) olarak adlandırılıyor. Burada tanı için, hem erkek hem de kadının çeşitli testlerden geçmesi gerekiyor. Toplumda ilk önce 'kadının kısır olduğu' gibi yanlış bir algı var. Erkekler de aynı oranda risk taşıyor. Erkekler tedavi olmadığı için süreç uzayabiliyor. Tanı için spermiyogram, kadına ait hormonal testler, ultrasonografi ve HSG isteniyor. Tedavinin kişiye göre değiştiğini de unutmamak gerekiyor. İlk aşamada ovülasyon (yumurtlama) takibi ve ilişki zamanlaması ayarlanması sağlanıyor. Eğer başarılı olunmazsa ovülasyon stimülasyonu için aşılama tedavisi uygulanıyor. Bunda da başarılı olunmazsa tüp bebek tedavisiyle süreç devam ediyor. Son aşama olan tüp bebek tedavisinde son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte gebelik elde etme oranlarının daha da arttığı bildiriliyor. Özellikle embriyoskopta yapay zeka kullanımı gibi seçenekler de artık tedavide kullanılabiliyor"

UMUDUNUZU YİTİRMEYİN Toplantıda, ciddi bir toplum sağlığı problemi olan infertilitenin tedavisinin hem fizyolojik hem de psikolojik yönleri bulunduğunun da altı çizildi. Tedavi sürecinin uzman hekimler tarafından takip edilmesi gerektiği dile getirildi. Bu süreçte kadın ve erkeğin aynı anda uzmanlara başvurmasının tedavideki başarı oranını artırdığı belirtilirken, eşlerin birbirlerini destekleyerek ortak hedefe doğru sabırla ilerlenmesi gerektiği de vurgulandı. Resimaltı soldan sağa: Embriyolog Özlem Okan, Psikolog Ebru Gürçay, Doç. Dr. Demet Aydoğan Kırmızı, Doç. Dr. Emre Başer, Embriyolog Betül Uğuz, Prof. Dr. Şahin Kabay ve Embriyolog Handan Şendağ




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —