16407,98%-1,86
43,54% 0,05
51,43% 0,06
6757,37% -2,19
11644,36% -3,02
Finansal Astrolog Aylin Çetiner, 2026 yılını astrolojik, ekonomik ve teknolojik dönüşüm ekseninde MAG okurları için değerlendirdi. Çetiner’e göre 2026, ilk bakışta büyük kopuşların yaşandığı bir yıl gibi görünmese de, 2027’ye hazırlık niteliği taşıyan ve zeminin sessizce yer değiştirdiği bir “geçiş yılı” olarak okunmalı. Çetiner, 2026’da ana trendlerin ve temel parametrelerin büyük ölçüde korunduğunu; ancak bu durumun “sakinlik” algısı yaratmasının yanıltıcı olabileceğini vurguluyor. Yıla ilişkin değerlendirmesinde, kolektif düzeyde stres alanları yaratabilecek gökyüzü hareketlerine ve bunların ekonomik–siyasi yansımalarına dikkat çekiyor…
17 ŞUBAT 2026 TUTULMASI VE MART AYI UYARISI Astrolojik açıdan 2026’yı “normal” bir yıl olarak tanımlamanın zor olduğunu belirten Çetiner, Venüs ve Merkür geri hareketlerinin kolektif düzeyde önemli baskı alanları yaratabileceğini ifade ediyor. 17 Şubat 2026’daki Güneş tutulmasının Türkiye ve Amerika’yı güçlü biçimde etkilediğini belirten Çetiner, tutulmanın Türkiye haritasında askeri nitelikteki Jüpiter ile temas hâlinde olduğuna dikkat çekiyor. Bu durumun, çevre ülkelerle ilişkilerde Türk Silahlı Kuvvetlerini zorlayabilecek gelişmelere işaret edebileceğini belirtiyor. Çetiner’e göre tutulmayı takip eden mart ayı da kolektif açıdan zor bir döneme işaret ediyor. 3 Mart dolunayı ve sonrasındaki yaklaşık on günlük süreçte Türkiye’de siyasi tansiyonun yükseldiği bir atmosfer oluşabileceği öngörülüyor.
EKİM–KASIM DÖNEMİ: VENÜS RETROSU VE KIRILMA BAŞLIKLARI 2026’nın özellikle ekim ve kasım aylarının dikkat çekici olduğuna vurgu yapan Çetiner, Terazi ve Akrep burçlarında gerçekleşecek Venüs retrosunun ilişkilerden finansal dengelere, diplomasiden toplumsal huzura kadar pek çok başlıkta kırılmalar getirebileceğini ifade ediyor. Çetiner, bu dönemin dinamiklerinin ağustos ayında yaşanacak gelişmelerle şekillenebileceğini belirtiyor.
PİYASALAR İÇİN “KIRILMA DEĞİL AYAR YILI” 2026’nın finansal piyasalar açısından bir kırılmadan çok “ayar yılı” niteliği taşıdığını belirten Çetiner, küresel ölçekte ana trendlerin değişmediğini; ancak bu trendlerin sınırlarının yeniden çizildiği bir dönemden geçildiğini vurguluyor. Para politikaları, faiz seviyeleri ve risk algısının dramatik yön değişimlerinden ziyade ince ayarlarla ilerleyeceğini ifade ediyor. Türkiye özelinde ise döviz kurlarında yönü belli ancak kontrollü bir seyir beklentisinin daha rasyonel göründüğünü belirten Çetiner, TL’nin dövizler karşısındaki değer kaybının enflasyonun üzerinde ancak nominal faiz oranlarının altında kalabileceğini kaydediyor. Politika faizi ve kredi faizleri tarafında gevşeme eğilimi görülmesinin mümkün olduğunu ancak bunun piyasada güçlü bir canlanma yaratacak ölçekte olmayabileceğini belirtiyor. Bu çerçevede reel sektör için yatırım kararlarında temkinli duruşun ve nakit yönetiminin önemini koruyacağını vurguluyor.
KÜRESEL GÜNDEM: ENFLASYON GERÇEKTEN BİTTİ Mİ? Küresel tarafta en önemli başlığın, enflasyonun gerçekten kontrol altına alınıp alınamadığı sorusu olduğunu ifade eden Çetiner, ABD ve gelişmiş ülkeler faizleri indirirken bu kararların arzu edilen sonucu verip vermediğinin hâlâ net olmadığını belirtiyor. 2026’nın ikinci yarısından itibaren “Faizleri bu kadar düşürdük ama enflasyon gerçekten bitti mi?” sorusunun daha yüksek sesle sorulabileceğini ifade eden Çetiner, bu süreçte FED’in bağımsızlığı, siyasi baskılar ve yönetim değişikliklerinin belirleyici olacağını kaydediyor.
ASIL BÜYÜK DÖNÜŞÜM: TEKNOLOJİ VE GÜÇ DENGELERİ Çetiner’e göre 2026 ve sonrasında asıl büyük dönüşüm, ekonomi başlıklarından çok teknoloji ve güç dengeleri üzerinden yaşanacak. Web1’in bilgiye erişimi, Web2’nin platform ekonomisini temsil ettiğini hatırlatan Çetiner, Web2 döneminde dünyanın büyük bir konsolidasyon sürecine girdiğini; gücün belli kişi ve kurumlar etrafında yoğunlaştığını vurguluyor. Web3 ile birlikte merkeziyetsizlik, mülkiyet ve yapay zekâ çağının başladığını belirten Çetiner, bunun yalnızca teknolojik bir ilerleme değil aynı zamanda ideolojik bir kırılma olduğuna dikkat çekiyor. Regulus’un Aslan’dan Başak’a geçişinin de popülist liderlik anlayışlarının gücünü yitirdiğine işaret ettiğini ifade eden Çetiner, artık “krallar” değil kolektif bilinç, kitleler ve ağ yapılarının ön plana çıkacağını belirtiyor.
“2026 BAHANELERİN BİTTİĞİ YIL” 2026’nın bireysel düzeyde önemli bir mesaj taşıdığını belirten Çetiner, Koç burcundaki yoğun gezegen geçişlerinin “Artık kimse senin adına hareket etmeyecek” vurgusunu güçlendirdiğini ifade ediyor. Haritasında Koç burcunun ilk derecelerinde gezegenleri olanlar için yılın hızlı ve radikal değişimlere açık olduğunu kaydeden Çetiner, nisan ve mayıs aylarında Mars’ın Koç’a geçmesiyle birlikte bireysel cesaretin ve kolektif mücadele temasının güçleneceğini belirtiyor.
“2026 BİR SON DEĞİL, 2027’YE AÇILAN KAPININ ANAHTARI” Çetiner, 2026’nın korku ve umut arasındaki ince çizgide ilerleyen bir yıl olduğuna dikkat çekerek, dünyada daha sert, daha hızlı ama aynı zamanda daha gerçek bir döneme geçildiğini ifade ediyor. Bu yılı doğru okuyanlar için 2027’nin stratejik bir sıçrama noktası olacağını belirten Çetiner, finansal okuryazarlık, doğru zamanlama ve risk yönetiminin artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geldiğini vurguluyor.