15740,86%-1,70
44,07% 0,18
50,98% -0,39
7204,12% 0,33
11782,40% -0,73
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ev sahipliğinde, TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu tarafından “Erzurum Hanımefendileri” konulu özel bir söyleşi programı organize edildi. Her yaş grubundan kadının yoğun ilgi gösterdiği programa, Erzurum Kültür Elçisi Ayşe Neslihan Hatunoğlu konuşmacı olarak katıldı.

"Sadece Konuşan Değil, Üreten Bir Anlayışın Temsilcileriyiz" Programın açılış konuşmasını yapan TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Kübra Alioğulları, 8 Mart'ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; kadınların hak, emek ve başarı mücadelesinin sembolü olduğunu vurguladı. Erzurum kadınının tarihi süreçteki rolüne dikkat çeken Alioğulları, Kurtuluş Savaşı'nın simgelerinden Nene Hatun’dan başlayarak tarihe geçen isimleri hatırlattı:
Cumhuriyet tarihinin ilk kadın milletvekillerinden Nakiye Ergün -1974’te "kadın yapamaz" algısını kırarak muhtar seçilen Sevim Özdoğan -Türkiye’nin ilk kadın zabıtası Afife İpek -Türkiye’nin Orta Asya’ya gönderdiği ilk kadın büyükelçi Fatma Serpil Alpman
Bu öncü isimlerin cesaretine dikkat çeken Alioğulları, "Bizler, o mücadeleci kimliğimizi; bilim, teknoloji, üretim ve girişimcilikle birleştirmek zorundayız. Kurul olarak sadece konuşan değil, üreten bir anlayışın temsilcileriyiz. Ekonomik özgürlük, kadının hayattaki duruşunu güçlendirir; vizyon ise o gücü doğru yere yönlendirir." diyerek sözlerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" sözüyle tamamladı.
Geçmişten Bugüne Erzurum Kadınının Dirayeti Söyleşinin konuğu Erzurum Kültür Elçisi Ayşe Neslihan Hatunoğlu ise Erzurum kadınının geçmişten bugüne uzanan zorlu yolculuğunu katılımcılarla paylaştı. Erzurumlu kadınların Nene Hatun'un torunları olarak her alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini ve pek çok kadının makam sahibi olduğunu belirten Hatunoğlu, geçmiş dönemlerde yaşanan sosyolojik zorluklara da değindi. Özellikle kırsal kesimdeki kız çocuklarının, şehirde yaşayan akrabalarının yanına eğitim veya ev işlerine destek amacıyla gönderildiği "besleme çocuk" durumunun o dönemin acı gerçeklerinden biri olduğunu aktaran Hatunoğlu, kadınların tarih boyunca sergilediği güçlü duruşa ve dirayete vurgu yaptı.