-
BIST 100
15934,52%-1,18
-
DOLAR
44,36% 0,05
-
EURO
51,37% 0,13
-
GRAM ALTIN
6370,19% -0,83
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08
Fark edilmeyen bir iç kopuş: Sessiz çatlama!
Günümüzde ‘sessiz çatlama’nın giderek yaygınlaştığını belirten uzmanlar, kişinin işlevselliğini sürdürmesine rağmen işine ve ortamına duygusal bağını kaybetmesiyle ortaya çıkan bir süreç olduğunu söylüyor.
Çoğu zaman dışarıdan bakıldığında herhangi bir sorun varmış gibi görünmediğini aktaran Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu süreci yaşayan kişilerde sıklıkla tarif edilmesi zor bir huzursuzluk hali görülür. İçsel boşluk, anlamsızlık hissi, duygusal donukluk ya da bastırılmış öfke eşlik edebilir.” dedi. Bu süreçte kişinin klasik tükenmişlikten farklı olarak ne işi bırakmayı ne de geri çekilmeyi düşündüğünü kaydeden Erol, sessiz çatlamanın, uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlardan beslendiğini ve etkilerini azaltmak için duyguları fark etmek, iş ve özel yaşam sınırlarını netleştirmek ve gerekirse psikolojik destek almak gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, işlevselliğin sürdürülebilmesine rağmen işe ve ortama duygusal olarak bağlanılamamasıyla ilerleyen ve fark edilmesi zor olan ‘sessiz çatlama’ süreci hakkında bilgi verdi.
Dışarıdan her şey normal görünse de, kişi işine duygusal olarak bağlanamaz! Günümüzde gittikçe yaygın kullanılmaya başlanan ‘sessiz çatlama’ teriminin, kişinin işlevselliğini sürdürmesine rağmen iş hayatında; anlam, aidiyet ve duygusal bağlarını yitirmesiyle gelişen bir süreç olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu durum ani bir kırılma ya da açık bir tükenme haliyle değil, daha çok fark edilmeden ilerleyen bir iç kopuş şeklinde yaşanır.” dedi. Kişinin işine devam ettiğini ve sorumluluklarını yerine getirdiğini aktaran Erol, “Hatta çoğu zaman dışarıdan bakıldığında herhangi bir sorun varmış gibi görünmez. Ancak iç dünyada, yapılan işle kurulan duygusal bağ zayıflamış, anlam duygusu aşınmış ve kişinin kendisini işe ait hissetme hali belirgin biçimde azalmıştır.” şeklinde konuştu.
Kişi ne işi bırakmayı ne de açıkça geri çekilmeyi düşünür! Bu yönüyle sessiz çatlamanın, klasik tükenmişlikten ayrıldığına işaret eden Klinik Psikolog İpek Erol, şunları söyledi: “Tükenmişlikte duygusal bitkinlik, enerji kaybı ve işlevsellikte gözle görülür bir düşüş daha erken dönemde ortaya çıkar. Sessiz istifada ise kişi bilinçli olarak geri çekilir ve minimum çabayla çalışmayı tercih eder. Sessiz çatlamada durum daha belirsizdir; kişi ne işi bırakmayı ne de açıkça geri çekilmeyi düşünür. Sorun davranıştan çok, kişinin yaptığı işle ve bulunduğu ortamla kurduğu içsel bağın giderek kopmasıdır.”
Sessiz çatlamanın temelinde uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlar var! Bu süreci yaşayan kişilerde sıklıkla tarif edilmesi zor bir huzursuzluk hali görüldüğünü dile getiren Klinik Psikolog İpek Erol, “İçsel boşluk, anlamsızlık hissi, duygusal donukluk ya da bastırılmış öfke eşlik edebilir.” dedi. Zihinsel olarak sürekli ‘idare etme’ modunda olmak, otomatikleşmiş bir şekilde çalışmak ve yapılan işten eskisi kadar tatmin olmamak durumlarının yaygın olduğunu kaydeden Erol, “Kişi çoğu zaman neyin yanlış gittiğini tam olarak adlandıramaz; çünkü yaşanan durum tek bir olaydan değil, uzun süre göz ardı edilen psikolojik ihtiyaçlardan beslenir. Sessiz çatlamanın dışarıdan fark edilmesinin zor olmasının temel nedeni budur. Bu kişiler genellikle sorumluluklarını aksatmaz, şikâyet etmez ve beklentileri karşılamaya devam eder. Duygularını ifade etmekte zorlanan ya da yük olmamayı öğrenmiş bireylerde süreç daha da görünmez hâle gelir. Bu nedenle çevre tarafından ‘her şey yolunda’ algısı oluşurken, iç dünyada ciddi bir kopuş yaşanıyor olabilir.” açıklamasını yaptı.
Önce içsel bağ zayıflar, ardından motivasyon ve performans düşer! Performans açısından bakıldığında, sessiz çatlamanın her zaman doğrudan bir düşüşle ilerlemediğine dikkat çeken Erol, “Çoğu zaman önce içsel bağ zayıflar, ardından motivasyon azalır ve ancak daha ileri aşamalarda performans etkilenmeye başlar.” dedi. Bu süreçte asıl kaybın, kişinin işe kattığı duygusal yatırım, yaratıcılık ve aidiyet hissi olduğuna değinen Erol, “Bu kayıp sayısal verilerle ölçülmediği için uzun süre gözden kaçabilir. Sessiz çatlamayı tetikleyen etkenler hem bireysel hem de örgütsel düzeyde ele alınabilir. Bireysel düzeyde sınır koyamama, sürekli sorumluluk alma, onaylanma ihtiyacının yüksek olması ve duyguları bastırma eğilimi öne çıkar. Örgütsel düzeyde ise işverenler tarafından görülmeme hissi, takdir eksikliği, belirsiz beklentiler, psikolojik güvenliğin zayıf olması ve yapılan işin anlam boyutunun göz ardı edilmesi bu süreci besleyebilir.” ifadelerini kullandı.
Sessiz çatlamayı kişisel yetersizlik değil, bir uyarı sinyali olarak görmek gerekir! Sessiz çatlamayla başa çıkabilmek için önerilerde bulunan Klinik Psikolog İpek Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “İlk adım, yaşanan durumu kişisel bir yetersizlik olarak değil, bir uyarı sinyali olarak ele almaktır. Bu noktada; kişi kendi duygusal durumunu fark etmeye ve adlandırmaya çalışmalı, yaptığı işle kendi değerleri arasındaki ilişkiyi yeniden değerlendirmeli, iş ve özel yaşam sınırlarını daha net hâle getirmeli, duygularını ifade edebileceği güvenli alanlar oluşturmalı ve gerekli durumlarda psikolojik destek almaktan kaçınmamalı. Sessiz çatlama çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmeyen, hatta kişinin kendisinin bile tam olarak fark edemediği bir süreçtir. Ancak görmezden gelindikçe derinleşir. Bu nedenle erken fark edilmesi, hem bireyin ruhsal sağlığı hem de uzun vadeli işlevselliği açısından belirleyici bir öneme sahiptir.”
Bizim Çocuklar'ın Dünya Kupası yolundaki rakibi Romanya
“‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ DİYENLER, DAHA ŞİMDİDEN TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜYORLAR”
İstanbul’un Şarkıları AKM’de Hayat Buldu: “İstanbul Şarkıcısı”na Yoğun İlgi
İBB’DEN GÜREŞE DEV YATIRIM: GÜREŞE ÖZEL MODERN YERLEŞKE
GÜZELLİK & BAKIM İSTANBUL FUARI KAPILARINI AÇTI
ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-Dönüşüm İş Birliği Protokolü İmzalandı
KAGİDER_FIRSAT EŞİTLİĞİ MODELİ’NDE YENİ DÖNEM: FEM 2.0 TANITILDI
Öğrenciler Beslenme Paketini Doğru Kullanılırsa Performansı Yüzde 10 Koruyabilir
DOĞUŞ ÇAY YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN KARAKAN HAYATINI KAYBETTİ
Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı: Tüm işlemler tek ekranda
Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!
Uyuşturucu soruşturmasında 14 ünlü isim gözaltında
ETÜ’lü Bingül Kardeşler Zihinsel Engelliler Dünya Kayak Şampiyonası’nda 6 Madalya Kazandı
Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Görüşmesi Gerçekleştirildi
İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı 17–26 Nisan’da Kültürpark’ta
Suna'nın Kızları'ndan Hatay'da Çocukları Destekleyen Mahalleler Buluşması
Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül
SON DAKİKA! Karayip ülkeleri vatandaşlığı için ikamet şartı gelebilir
İkinci Elde "Dijital İllüzyon" Uyarısı!
Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi
ETSO Mart Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı: UR-GE Projelerinde Türkiye Birinciliği Vurgulandı
Türkiye UEFA organizasyonlarında 5 takımla yer alacak
Eczacıbaşı Dynavit adını finale yazdırdı!
Alanya Ultra Trail 2026 İçin Geri Sayım Başladı
BAYRAM BİTTİ, NÖBET TARTIŞMASI BAŞLADI
“KADIN LİDERLER KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI”
Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Uyuşturucu politikaları insan hakları ve halk sağlığı temelinde şekillenmeli”
TKP’den Dışişleri önünde eylem: ‘Utanç verici bildiriyi kabul etmiyoruz, o imza geri çekilmeli!
Hüseyin Baş "İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"
Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor
Yükleniyor




