• BIST 100

    16648,80%1,85
  • DOLAR

    43,59% -0,01
  • EURO

    51,73% 0,30
  • GRAM ALTIN

    7049,47% 1,54
  • Ç. ALTIN

    11792,60% 0,00

Günümüz 65 yaş insanı daha sağlıklı ve üretken!

Tüm dünyada nüfusun giderek yaşlanacağını kaydeden Sosyolog Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Türkiye ise nüfusunun yüzde 10'undan fazlası 65 yaş üstü olduğu için ‘çok yaşlı ülkeler’ kategorisine girdi bile.” dedi.

YAŞAM 17.08.2024 20:57:00 2516 0
Günümüz 65 yaş insanı daha sağlıklı ve üretken!

Günümüz 65 yaş insanı daha sağlıklı ve üretken! Türkiye, çok yaşlı ülkeler kategorisine girdi! Nüfus projeksiyonları, Türkiye'nin genç nüfusunun toplam nüfus içerisindeki oranının, 2050 ve 2100 yıllarında yüzde 10'un altına gerileyebileceğini gösteriyor. Türkiye'deki nüfus giderek yaşlanıyor. Tüm dünyada nüfusun giderek yaşlanacağını kaydeden Sosyolog Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Türkiye ise nüfusunun yüzde 10'undan fazlası 65 yaş üstü olduğu için ‘çok yaşlı ülkeler’ kategorisine girdi bile.” dedi. Sosyolog Prof. Dr. Barış Erdoğan: “Yaşlanıyoruz, bu doğru, ama karamsar bir tablo çizmek yerine, duruma iyi tarafından da bakabiliriz. Bugünün 65 yaşındaki insanı, eski zamanların 65 yaşındaki insanına göre daha sağlıklı ve üretken. Bu bir avantaj.” Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, Türkiye'deki nüfusun giderek yaşlanması ve genç nüfusun toplam nüfus içerisindeki oranının azalmasını değerlendirdi. Türkiye’nin muhtemelen 90 milyon civarında bir nüfusa ulaşabileceği öngörülüyor Prof. Dr. Barış Erdoğan, dramatik bir şekilde nüfus ve doğum oranlarının düştüğünü dile getirerek, “Aslında nüfus ve doğum oranlarındaki düşüş, beklenilen bir durumdur. Dünyada kentleşme arttıkça, kadınların istihdama katılma oranları ve eğitim düzeyleri yükseldikçe, doğum oranlarında bir düşüş beklenir. Türkiye de uzun yıllardır bu trendin içindeydi. Ancak 2014'ten itibaren, özellikle son 4 yılda, bu düşüş beklenenden daha hızlı bir şekilde gerçekleşmeye başladı. Ülke olarak 100 milyonluk bir nüfus hedefi bulunuyordu, ancak mevcut veriler bu hedefin zor göründüğünü gösteriyor. Bu trendler devam ederse, Türkiye’nin muhtemelen 90 milyon civarında bir nüfusa ulaşabileceği öngörülüyor.” dedi. Türkiye’de de diğer Avrupa ve gelişmiş ülkeler gibi beklenen yaşam süresi yükseliyor Bu durumun iki açıdan önemli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, şunları dile getirdi: “Bir ülke için yeni ve genç bir nüfus, ekonomi açısından dinamizm demektir. Ancak, alt kademelerden yeterli nüfus gelmediğinde, yukarıda da sorunlar oluşmaya başlayacak. Neden diye sorabilirsiniz? Çünkü nüfusumuz aynı zamanda yaşlanıyor. Yaşlanmamızın sebebi ise, daha fazla insanın daha uzun süre yaşaması. Sağlık koşullarının iyileşmesi, bakım imkanlarının artması gibi nedenlerle Türkiye’de, diğer Avrupa ve gelişmiş ülkeler gibi, beklenen yaşam süresi yükseliyor ve 70'lerin sonlarına doğru ilerliyor. Şimdi sorulması gereken şu: Bu nüfusa kim bakacak? Alttan gelen nesillerin istihdama katılması, üretmesi ve onların vergileriyle, primleriyle yukarıdaki emekli maaşlarının ödenmesi, sağlık hizmetlerinin karşılanması gerekiyor. Önümüzdeki önemli sorunlardan biri, doğum oranlarını ne kadar yukarı çekmemiz gerektiğiyle ilgilidir.” Nüfusumuz artık artmayacak, hatta azalma trendine girmiş durumda Dünya genelinde doğurganlık oranının, yani kadın başına doğan çocuk sayısının, nüfusun yerinde kalabilmesi için en az 2.1 olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Bu oran genellikle 16-49 yaş arasındaki kadınlar için hesaplanır. Basit bir şekilde düşünürsek, bir kadın ve bir erkek evlenip aile kurduğunda, nüfusun sabit kalması için geride en az iki çocuk bırakmaları gerekir. Yani nüfusun artmasını bir yana bırakın, sabit kalması için bile bu şarttır. Ancak, TÜİK'in 2023 verilerine göre, Türkiye'de bu oran 1.51'e düşmüş durumda. Bu da gösteriyor ki, nüfusumuz artık artmayacak, hatta azalma trendine girmiş durumda. Bu aslında beklenen bir şey; dünya genelinde, Avrupa'da ve gelişmiş ülkelerde de benzer bir durum söz konusu. Geçmişte, tarım toplumlarında çocuklar aileye ekonomik katkı sağlarken, günümüzde insanlar neden daha az çocuk yapmayı tercih ediyor? Bunun çeşitli nedenleri var.” diye konuştu. Kırsal kesimdeki nüfus genel ortalamaya çok az katkı sağlıyor Türkiye'nin kırsal kesiminde yaşayan insan sayısının, oran olarak oldukça azaldığını dile getiren Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Artık Türkiye'nin büyük çoğunluğu, neredeyse yüzde 90'a varacak düzeyde, kentlerde ya da kasabalarda, yani tarım dışı sektörlerde çalışan insanların olduğu bir ülke haline geldi. Dolayısıyla kırsal kesimdeki nüfus, yani çocuk doğurganlığı, genel ortalamaya çok az katkı sağlıyor. Örneğin, Şanlıurfa ve Mardin gibi illerimizde, bundan 30 yıl önce 5 civarında olan doğurganlık oranı, günümüzde 3.2 civarına düşmüş durumda. Bunun nedeni de tarımda traktörleşme ve makineleşmenin yaygınlaşmasıyla, çocuğa olan ihtiyacın azalması.” şeklinde konuştu. Çoğu aile bir çocukla yetiniyor Buna karşılık, kent ortamında da farklı bir sorunla karşılaşıldığını söyleyen Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Artık insanların beklentileri de değişmeye başladı. Eskiden çocuklar büyür, devlet okuluna gider, imkânlar neyse ona göre yetişirdi. Çoğumuz mahallelerde böyle büyüdük. Ancak şimdi insanlar, çocuklarının özel okulda okumasını, piyano dersi almasını, ata binmesini ve en iyi imkanlara sahip olmasını istiyor. Tüm bunlar ekstra masrafları beraberinde getiriyor. Kreş ve özel okul ücretlerinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, insanlar bu masrafları karşılamakta zorlanıyorlar. Bu nedenle, çoğu aile bir çocukla yetiniyor.” dedi. Çocukların güvenle emanet edilebileceği kreşlerin yaygınlaştırılması gerekiyor “Cumhuriyetin kuruluşundan beri bir nüfus problemimiz var. ‘On yılda on beş milyon genç yarattık, her yaştan’ derken, büyük savaşların ardından genç bir nüfusa ihtiyaç duyuyorduk. Günümüzde de üretken ve genç bir nüfusa ihtiyacımız devam ediyor.” diyen Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Peki, ne yapılabilir? İlk olarak, devlet okullarının kalitesinin artırılması ve kreşlerin yaygınlaştırılması önemli adımlardır. Anneler artık haklı olarak eskiye göre farklı bir konumda. Kadınlar eğitim alıyor, üniversite eğitimi görüyor, yüksek lisans ve doktora yapıyorlar. Çocukların güvenle emanet edilebileceği kreşlerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Ayrıca, doğum yapan ya da belirli sayıda çocuk sahibi olan kadınlara erken emeklilik, kredi imkânları gibi bazı kolaylıklar sağlanabilir. Avrupa ülkeleri, Kore ve Japonya'da devlet büyük imkanlar sağlıyor, insanlar yine de çocuk yapmaktan çekiniyor.” dedi. Çocuk yapma ileriki yaşlara öteleniyor Eskiden toplumsal beklenti veya başarı ölçütünün bir an önce aile kurmak, çocuk sahibi olmak, çoğalmak, gelişmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Yeni dönemde bireycilik artırılmış vaziyette, sürekli olarak medyada gezin, dolaşın, dünyayı deneyimleyin, hayatınızı yaşayın pompalanıyor. Bütün bunları yaptığınız zaman çocuk yapma yaşınızı ileriki yaşlara doğru erteliyorsunuz. Erteledikçe de yani kendinize yoğunlaştıkça bu ertelediğiniz zaman dilimi içinde çocuk yapma yaş dilimi de daralmaya başlıyor. Bu, Türkiye'ye özgü bir durum da değil. Böyle bir dünyanın içinde insanlar çocuk yapmayı ya hiç istemiyorlar ya da ileriki yaşlara öteliyorlar.” diye konuştu. Prof. Dr. Barış Erdoğan, Türkiye'ye gelen Suriyeliler için de eskiden ‘5 çocuk yapıyorlar’ denildiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Ancak şimdi onların da çocuk sayısı 3'e düştü. Türkiye'ye geldikçe, kentleşmenin içine girdikçe çocuk sayısı azalıyor. Şartlar insanları zorluyor. Bu durum sadece Türkiye'ye özgü değil; tüm dünyada nüfus giderek yaşlanacak. Türkiye ise, nüfusunun yüzde 10'undan fazlası 65 yaş üstü olduğu için ‘çok yaşlı ülkeler’ kategorisine girdi bile. Yaşlanıyoruz, bu doğru, ama karamsar bir tablo çizmek yerine, duruma iyi tarafından da bakabiliriz. Bugünün 65 yaşındaki insanı, eski zamanların 65 yaşındaki insanına göre daha sağlıklı ve üretken. Bu bir avantaj. Ayrıca, robotik teknolojilerin, yapay zekaların gelişmesiyle birlikte, genç nüfusun yapacağı işlerin bir kısmını robotlara ve makinelerle devredebileceğiz. Ancak sonuçta, biz bu dünyada insan olabilmek için varız. Bu dünyayı robotlar ya da makineler için kurmadık. Bu yüzden, neslin devam etmesi, insanlığın hayrı ve selameti için önemli; bu açıdan da olaya bakmamız gerekiyor.” 

Erzurum Lokantacılar Odası Genel Kurulu 11 Şubat’ta Yapılacak

Siyaseti Hayatın İçinde Yapan Bir İsim: Mehmet Sait Başdaş

Rafet Şenyurt Güven Tazeledi: “Odamızın Operasyonlarla İlgisi Yok”

Rekor cezalar Meclis yolunda: Cezalar katlanıyor, ehliyetlere el konuluyor

Bakanlıktan “tüketmeyin, iade edin” uyarısı: SMA’nın ardından bir mama daha toplatılıyor

Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir söz…

Erzurum’da zincirleme kaza: 9 yaralı

SAĞLIK TURİZMİ 2025’TE 3 MİLYAR DOLAR EŞİĞİNİ AŞTI

USKD'nin 2026 Rotasında Su, Çevre ve Kadın Odaklı Projeler Var

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın oldu!

Mısır, EMITT 2026’da Türkiye ile ilişkilerini derinleştiriyor

Marble İzmir 2026 için hazırlıklar sürüyor

İBB’DEN EMEKLİLERE PAZAR DESTEĞİ: ÖDEMELER RAMAZAN AYINDA

BALPARMAK ARICILIK AKADEMİSİ 2026 EĞİTİMLERİ MUĞLA’DA BAŞLADI!

Kanatçı Citto’dan Alışılmışın Dışında Bir Lezzet Anlayışı

Bakan Göktaş: Biz turist gibi belirli günlerde deprem bölgesine gitmiyoruz

Ramazan 19 Şubat'ta başlayacak

ETÜ’de AB ve TÜBİTAK Destekli Projeler İçin Ödül Töreni Düzenlendi

Danimarka’ya Enerji Verimliliği Odaklı Ziyaret

“100 Yazar 100 Yeni Eser” ödülleri sahiplerini buldu!

PROF. DR. NERMİN ABADAN UNAT SAYGI VE ÖZLEMLE ANILDI

Suriye’den önce APO’ya umut hakkı yok!

Viyana’da tarihi kongre

ANAHTAR PARTİ KADIN KOLLARI’NDAN ‘100 BİN KADIN ÜYE’ HEDEFİ

DAİB Başkanlığı İçin Ömer Madırlı Adaylığını Açıkladı

Sodexo’nun ‘Gelecek Atölyeleri’, genç şeflerin ‘tatlı’ rekabetine sahne oldu

Turizm yatırımlarının yeni dönemi İstanbul’da konuşulacak: TIF 2026

DEPREMİN YILDÖNÜMÜNDE İZMİRLİLER'E ANLAMLI RUHSAT

DASK / Depreme Karşı 25 Yıllık Güvence: DASK, Tüm Gücüyle Vatandaşın Yanında

YÜKSEK RİSKLİ GEBELİKLERDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

Yükleniyor

Erzurum Lokantacılar Odası Genel Kurulu 11 Şubat’ta Yapılacak

Siyaseti Hayatın İçinde Yapan Bir İsim: Mehmet Sait Başdaş

Rafet Şenyurt Güven Tazeledi: “Odamızın Operasyonlarla İlgisi Yok”

Rekor cezalar Meclis yolunda: Cezalar katlanıyor, ehliyetlere el konuluyor

Bakanlıktan “tüketmeyin, iade edin” uyarısı: SMA’nın ardından bir mama daha toplatılıyor

Erzurum’da zincirleme kaza: 9 yaralı

SAĞLIK TURİZMİ 2025’TE 3 MİLYAR DOLAR EŞİĞİNİ AŞTI

USKD'nin 2026 Rotasında Su, Çevre ve Kadın Odaklı Projeler Var

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın oldu!

Mısır, EMITT 2026’da Türkiye ile ilişkilerini derinleştiriyor

Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir söz…

Suriye’den önce APO’ya umut hakkı yok!

Viyana’da tarihi kongre

ANAHTAR PARTİ KADIN KOLLARI’NDAN ‘100 BİN KADIN ÜYE’ HEDEFİ

11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi Viyana’da Başlıyor

İYİ Parti Genel Sekreteri Özel’den 6 Şubat depremleriyle ilgili çarpıcı veriler: İşte asıl sorun liyakatsizlik!

Başkan Demir 6 Şubat… Unutmadık, Unutturmayacağız

"Dünyanın Milli Ekonomi Modeline ihtiyacı var"

Başkan Demir Berat Gecesi Arınma gecesidir !

DOSTLUK GRUBU BAŞKANI FIRAT’TAN “TÜRKİYE, SOMALİ’DE PETROL BULDU” İDDİASINA YANIT: SOMALİ’NİN STRATEJİK ORTAĞIYIZ

ÇATLI: Çekimleri Tamamlanan “ÇATLI” filminden yeni yılın ilk fragmanı

2026’nın İlk Vizyonunda Yer Alacak Filmler Belli Oldu

Sormam Lazım’ın bu hafta konuğu Güldür Güldür Show ve Temel filmi serilerinden tanıdığımız Alper Kul…

“ÇATLI” GELİYOR: 20 Mart’ta Sinemalarda Yeni Fragman Yayınlandı

Çift Terapisti Sevilay Abudaram'dan 2026 Yılı İçin Çiftlere 6 Öneri

2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu!

“İsimsiz Eserler Mezarlığı” Dünya Prömiyerini Tallinn Film Festivali’nde Yaptı!

TOD’UN YENİ DİZİSİ “VİCDANSIZ”IN İLK TANITIMI PAYLAŞILDI!

20’NCİ FELIS ÖDÜLLERİ SONA ERDİ

“UMARIM BEN DE BİR GÜN SİZLERİ FİLİSTİN’DEKİ BİR FİLM FESTİVALİ’NDE AĞIRLARIM”

YÜKSEK RİSKLİ GEBELİKLERDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

Doç. Dr. Ersin Uygun: “Deprem bölgesinde ruhsal iyileşme psikososyal desteğin sürekliliğiyle mümkün”

Vaka Ölüm Oranı Yüzde 40 ile Yüzde 75 Arasında Değişiyor

Türkiye’de RSV Alarmı: Bebekler Risk Altında

Dünya Kanser Günü’nde Uyarı: Şikayet Yoksa Risk Yok Sanılıyor

Gençleşme Vaadinin Görünmeyen Yüzü: "Sünnet Derisi" Kök Hücreleri Neden Riskli?

Şizofrenide nüksler Abu Dabi’de ele alındı!

Kış Mevsimi İlişkilerde Sessiz Bir Risk Taşıyor

İçe Doğru Göz Kayması (Ezotropya) Erken Tanınmadığında Görme Gelişimini Kalıcı Olarak Etkileyebilir

Çocuklarda Elektrikli Diş Fırçası Kullanımı: Diş Minesinden Diş Eti Sağlığına Nelere Dikkat Etmeli?

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 21 16 1 4 36 52
2.FENERBAHÇE A.Ş. 20 13 0 7 28 46
3.TRABZONSPOR A.Ş. 21 13 2 6 18 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 21 11 3 7 15 40
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 21 9 6 6 14 33
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 21 7 5 9 0 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 20 6 8 6 -5 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 21 4 9 8 -9 20
13.TÜMOSAN KONYASPOR 21 4 9 8 -9 20
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 21 5 11 5 -15 20
15.İKAS EYÜPSPOR 21 4 11 6 -13 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12