• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden tam elli bir yıl geçti.

Tarihimizin önemli olaylarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapıldığı günlerde, ülkede yaşanan olağanüstü durumu, coşkuyu ve heyecanı bugünkü nesillerin kavrayabilmeleri, elbette ki tarih kitaplarıyla sınırlıdır.

GÜNDEM 20.07.2025 22:47:00 300 0
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden tam  elli bir yıl geçti.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden tam  elli bir yıl geçti. Tarihimizin önemli olaylarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapıldığı günlerde, ülkede yaşanan olağanüstü durumu, coşkuyu ve heyecanı bugünkü nesillerin kavrayabilmeleri, elbette ki tarih kitaplarıyla sınırlıdır.

Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa’nın şehrimizde yaptırdığı Lala Paşa Camii’nden dolayı, Kıbrıs kelimesine karşı bir aşinalığımızın olduğu söylenebilir. 1963 yılında Erzincan Kapı’daki Cumhuriyet İlkokulu’nda okurken, o günlerde büyükler arasında konuşulan Kıbrıs ve Makarios kelimelerini sıkça duyardık. Bir gün okuldan eve dönerken, Erzincan Kapı’daki zabıta karakolunun karşısındaki kahvehanelerin önünde büyük bir kalabalığın: “Ordu Kıbrıs’a; Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır” sloganları ile yürüdüklerini görünce, çocuk halimizle olağanüstü bir durum olduğunu hemen fark edip, olup biteni anlamaya çalışmıştık. Halk tarafından yapılan bu eyleme “Miting” ismi verildiğini, ilerleyen yıllarda öğrenmiştik. Çalkantılarla geçen ülkemizde bu mitinglerin yüzlercesine tanık olmuştuk ve olmaya da devam ediyoruz. Erzincan Kapı’da hayatımın ilk mitingini dün gibi hatırlamaktayım. Esnafın ve sıradan vatandaşların organize ettiği bu mitingde üniversite öğrencilerinin sayısı oldukça azdı. Bir at arabasının üzerinde, siyah papaz elbisesi giydirilmiş Makarios kuklası vardı, mitinge katılanlar bu maketi çürük yumurta ve taş yağmuruna tutuyorlar, bir yandan da “Makarios, keçi sakallı deyyus” diye bağırıyorlardı. Miting, kuklanın yakılmasıyla sona erince, bizlerde heyecanla evimize koşup, büyüklerimize gördüklerimizi bir güzel anlatmıştık. Artık her evde, her ortamda Kıbrıs konuşulur olmuştu, “Kanlı Noel” diye bilinen olaylarda, Rumların Türklere karşı işledikleri vahşi cinayetler gözyaşları içerisinde dilden dile anlatılıyor, hele askeri tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ile üç çocuğunun banyoda katledilmelerine yürek dayanmıyordu. Kıbrıs üzerinde uçuş yapan uçağımızın Rumlar tarafından düşürülmesi ve pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in şehit olması hepimizi derinden yaralamıştı. Bu arada körpe hafızalarımıza Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın isimleri de yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştı. Aradan uzun yıllar geçmişti, Ankara’da üniversitede okuduğum yıllardı, yazın bunaltıcı sıcağında derslerim bitmiş, otobüs biletimi almış, sabırsızlıkla Erzurum’a gideceğim günün heyecanı içerisindeydim. Ulus’ta, bir kahvehanede arkadaşlarımızla birlikte çay içerken, birden caddenin hareketlendiğini fark ettiğimizde, fevkalade bir durumun olduğunu anlamamız geç olmamıştı. Atatürk heykelinin önünde gazete satıcılarının “Kıbrıs’ta savaş çıktı” bağırmaları ile hemen bir gazete alıp olayın vahametini kavramıştık. 20 Temmuz 1974 tarihli gazeteler erken baskıya girip, Kıbrıs’ta yaşananları anında halka yansıtıyorlardı. Göz bebeğimiz ordumuz Kıbrıs’a çıkarma yapıyordu, ülkenin her yanında milli refleks doruklardaydı. İçimiz içimize sığmıyordu, otobüse binip Erzurum’a gelinceye kadar aracın radyosunda harekâtın gidişatını dinliyor, radyoda yankılanan mehter marşları ve Hasan Mutluca’nın okuduğu kahramanlık türküleri ile tüylerimiz diken diken oluyor, Mehmetçiğe tüm kalbimizle dualar gönderiyorduk. O günlerde fitne ve fesat tohumları ülkeye serpilmemişti, ayrılık ve gayrılık yoktu, hepimiz bir millet fikri içerisinde, çelikten bir yumruk gibiydik. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni ayrımları kimselerin aklından bile geçmiyordu. Ankara’dan Erzurum’a uzanan yolda gözümüzü kırpmadan, kulağımızı radyodan ayırmadan heyecanlı bir yolculuk yapmıştık. Milli konularda hassasiyeti tartışılmaz olan Erzurum’a ayak bastığımızda, şehirde müthiş bir heyecan dalgasının estiği hemen fark ediliyordu. Bu olağanüstü durum karşısında Erzurum da gösterilen hissiyat neyse, Diyarbakır’da da aynıydı. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan her vatandaş: “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” bilinci ile müthiş bir gönül seferberliğine girmişlerdi. Asker disiplini içerisinde organize olmuş gençler akın akın Erzurum Lisesi’nin karşısında bulunan askerlik şubesine doğru yürüyorlardı. Bizler de mahallemizdeki yaşıtlarımızla toplanıp, askerlik şubesinin önünde yerimizi almada gecikmemiştik. “Vatan borcu kutsaldır, bedeli neyse ödenmelidir” düşüncesiyle, genci, yaşlısı tek yürek halinde ordumuzun yanında olmak istiyorduk. Askerlik şubesinin önü, askere yazılmak için toplanmış, bıyıkları henüz yeni terleyen yüzlerce dadaş delikanlılarıyla doluydu. Durumun hassasiyetini anlayan şube başkanı albay, duvarın üzerine çıkıp, gençlere göstermiş oldukları bu duyarlılıktan dolayı övgü dolu sözler içeren güzel bir konuşma yapmıştı. Albay; şubenin önüne toplananların hepsinin kayda alınacağını ve ihtiyaç halinde çağrılacaklarını söyleyince, kalabalıktan müthiş bir sevgi tezahüratı yapıldı. Gördüğü manzara karşısında oldukça duygulanan albayın: “Dünyada savaşa gitmek için can atan bir başka millet daha var mıdır?” sözleri, bu gün hâlâ kulaklarımızda yankılanmaktadır. Albayın talimatı üzerine şubenin önüne masalar dizildi ve masaların üzerine konulan daktilolarda yazıcı erler gönüllüleri yazmaya başlamışlardı. Günlerce süren bu yazılma işleminde, tecrübeli albayın nasıl bir psikolojik taktik uyguladığını ilerleyen zamanlarda anlamıştık. Birbirleriyle karşılaşan her genç “Askere yazıldın mı?” diye soruyor, yazılmayanlar müthiş eziklik içerisinde şubeye koşuyor, yazılanlar ise büyük bir gurur içerisinde etrafa caka satıyorlardı. Millet olma bilincini yansıtan bu görüntüler, Müslüman Türk milletinin kimselerde olmayan en kıymetli özelliği olarak bir kez daha ortaya çıkıyordu. Aksakallı bir ihtiyarın pilotun yanında belirip “Bombayı şuraya bırak” demesi veya yeşil cübbelilerin beş parmak dağlarında düşmanı kovalaması gibi, halk arasında anlatılan ve kulaktan kulağa yansıyan söylentilerde az değildi. Geceleri karartma uygulaması ise savaşın topluma yansıyan bir başka yönünü teşkil ediyordu. Tüm evler perdelerini kapatıyor, ışığın dışarı sızmaması konusunda gayet ihtiyatlı davranılıyordu. Bu sessizlik içerisinde Kıbrıs Bayrak Radyosu’ndan gelen haberler sabırsızlıkla dinleniyor, Kıbrıs Mücahitleri ile Mehmetçiklerin başarıları vatandaşlar arasında tarifi imkânsız gurur, güven ve sevince yol açıyordu. Kıbrıs Barış Harekâtı’yla kazanılan başarı, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nde değil, batılı emperyalist ülkeler tarafından hor ve hakir görülen İslam dünyasında da müthiş bir güven ve moral kazanılmasına yol açmıştı. Başbakan Ecevit’in “Ayşe tatile gitsin” şeklindeki şifreli mesajı da en çok konuşulanlar arasındaydı. Bu arada savaşla ilgili türküler içeren plak ve kasetler piyasaya sürülüyor, Türk bayrakları ve “Karaoğlan” Ecevit’in posterleri yok satıyordu. Müslüman Türk milletinin mayasında olan bu üstün meziyetlerin bugünde azalmadan devam ettiğini, asker uğurlamalarında ve çocuklarını şehit vermiş ana babaların tavırlarında görmekteyiz. Geleceğe güvenle bakacağımızın garantisi olan bu asil düşüncenin, dün olduğu gibi bugünde her türlü tertibi bozacağına tüm kalbimizle inanmaktayız. Uzun yıllardan beri bölücü terörle ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerle, akıllarından bölünme fikri geçirenlerin, bu aziz milletin en hassas dönemlerde olmadık işleri başardığını ve tek yürek haline gelip, hesapları alt üst edeceğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Erdal Güzel 03 Ağustos 2010 Salı Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden tam otuz altı yıl geçti. Tarihimizin önemli olaylarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapıldığı günlerde, ülkede yaşanan olağanüstü durumu, coşkuyu ve heyecanı bugünkü nesillerin kavrayabilmeleri, elbette ki tarih kitaplarıyla sınırlıdır. Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa’nın şehrimizde yaptırdığı Lala Paşa Camii’nden dolayı, Kıbrıs kelimesine karşı bir aşinalığımızın olduğu söylenebilir. 1963 yılında Erzincan Kapı’daki Cumhuriyet İlkokulu’nda okurken, o günlerde büyükler arasında konuşulan Kıbrıs ve Makarios kelimelerini sıkça duyardık. Bir gün okuldan eve dönerken, Erzincan Kapı’daki zabıta karakolunun karşısındaki kahvehanelerin önünde büyük bir kalabalığın: “Ordu Kıbrıs’a; Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır” sloganları ile yürüdüklerini görünce, çocuk halimizle olağanüstü bir durum olduğunu hemen fark edip, olup biteni anlamaya çalışmıştık. Halk tarafından yapılan bu eyleme “Miting” ismi verildiğini, ilerleyen yıllarda öğrenmiştik. Çalkantılarla geçen ülkemizde bu mitinglerin yüzlercesine tanık olmuştuk ve olmaya da devam ediyoruz. Erzincan Kapı’da hayatımın ilk mitingini dün gibi hatırlamaktayım. Esnafın ve sıradan vatandaşların organize ettiği bu mitingde üniversite öğrencilerinin sayısı oldukça azdı. Bir at arabasının üzerinde, siyah papaz elbisesi giydirilmiş Makarios kuklası vardı, mitinge katılanlar bu maketi çürük yumurta ve taş yağmuruna tutuyorlar, bir yandan da “Makarios, keçi sakallı deyyus” diye bağırıyorlardı. Miting, kuklanın yakılmasıyla sona erince, bizlerde heyecanla evimize koşup, büyüklerimize gördüklerimizi bir güzel anlatmıştık. Artık her evde, her ortamda Kıbrıs konuşulur olmuştu, “Kanlı Noel” diye bilinen olaylarda, Rumların Türklere karşı işledikleri vahşi cinayetler gözyaşları içerisinde dilden dile anlatılıyor, hele askeri tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ile üç çocuğunun banyoda katledilmelerine yürek dayanmıyordu. Kıbrıs üzerinde uçuş yapan uçağımızın Rumlar tarafından düşürülmesi ve pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in şehit olması hepimizi derinden yaralamıştı. Bu arada körpe hafızalarımıza Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın isimleri de yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştı. Aradan uzun yıllar geçmişti, Ankara’da üniversitede okuduğum yıllardı, yazın bunaltıcı sıcağında derslerim bitmiş, otobüs biletimi almış, sabırsızlıkla Erzurum’a gideceğim günün heyecanı içerisindeydim. Ulus’ta, bir kahvehanede arkadaşlarımızla birlikte çay içerken, birden caddenin hareketlendiğini fark ettiğimizde, fevkalade bir durumun olduğunu anlamamız geç olmamıştı. Atatürk heykelinin önünde gazete satıcılarının “Kıbrıs’ta savaş çıktı” bağırmaları ile hemen bir gazete alıp olayın vahametini kavramıştık. 20 Temmuz 1974 tarihli gazeteler erken baskıya girip, Kıbrıs’ta yaşananları anında halka yansıtıyorlardı. Göz bebeğimiz ordumuz Kıbrıs’a çıkarma yapıyordu, ülkenin her yanında milli refleks doruklardaydı. İçimiz içimize sığmıyordu, otobüse binip Erzurum’a gelinceye kadar aracın radyosunda harekâtın gidişatını dinliyor, radyoda yankılanan mehter marşları ve Hasan Mutluca’nın okuduğu kahramanlık türküleri ile tüylerimiz diken diken oluyor, Mehmetçiğe tüm kalbimizle dualar gönderiyorduk. O günlerde fitne ve fesat tohumları ülkeye serpilmemişti, ayrılık ve gayrılık yoktu, hepimiz bir millet fikri içerisinde, çelikten bir yumruk gibiydik. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni ayrımları kimselerin aklından bile geçmiyordu. Ankara’dan Erzurum’a uzanan yolda gözümüzü kırpmadan, kulağımızı radyodan ayırmadan heyecanlı bir yolculuk yapmıştık. Milli konularda hassasiyeti tartışılmaz olan Erzurum’a ayak bastığımızda, şehirde müthiş bir heyecan dalgasının estiği hemen fark ediliyordu. Bu olağanüstü durum karşısında Erzurum da gösterilen hissiyat neyse, Diyarbakır’da da aynıydı. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan her vatandaş: “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” bilinci ile müthiş bir gönül seferberliğine girmişlerdi. Asker disiplini içerisinde organize olmuş gençler akın akın Erzurum Lisesi’nin karşısında bulunan askerlik şubesine doğru yürüyorlardı. Bizler de mahallemizdeki yaşıtlarımızla toplanıp, askerlik şubesinin önünde yerimizi almada gecikmemiştik. “Vatan borcu kutsaldır, bedeli neyse ödenmelidir” düşüncesiyle, genci, yaşlısı tek yürek halinde ordumuzun yanında olmak istiyorduk. Askerlik şubesinin önü, askere yazılmak için toplanmış, bıyıkları henüz yeni terleyen yüzlerce dadaş delikanlılarıyla doluydu. Durumun hassasiyetini anlayan şube başkanı albay, duvarın üzerine çıkıp, gençlere göstermiş oldukları bu duyarlılıktan dolayı övgü dolu sözler içeren güzel bir konuşma yapmıştı. Albay; şubenin önüne toplananların hepsinin kayda alınacağını ve ihtiyaç halinde çağrılacaklarını söyleyince, kalabalıktan müthiş bir sevgi tezahüratı yapıldı. Gördüğü manzara karşısında oldukça duygulanan albayın: “Dünyada savaşa gitmek için can atan bir başka millet daha var mıdır?” sözleri, bu gün hâlâ kulaklarımızda yankılanmaktadır. Albayın talimatı üzerine şubenin önüne masalar dizildi ve masaların üzerine konulan daktilolarda yazıcı erler gönüllüleri yazmaya başlamışlardı. Günlerce süren bu yazılma işleminde, tecrübeli albayın nasıl bir psikolojik taktik uyguladığını ilerleyen zamanlarda anlamıştık. Birbirleriyle karşılaşan her genç “Askere yazıldın mı?” diye soruyor, yazılmayanlar müthiş eziklik içerisinde şubeye koşuyor, yazılanlar ise büyük bir gurur içerisinde etrafa caka satıyorlardı. Millet olma bilincini yansıtan bu görüntüler, Müslüman Türk milletinin kimselerde olmayan en kıymetli özelliği olarak bir kez daha ortaya çıkıyordu. Aksakallı bir ihtiyarın pilotun yanında belirip “Bombayı şuraya bırak” demesi veya yeşil cübbelilerin beş parmak dağlarında düşmanı kovalaması gibi, halk arasında anlatılan ve kulaktan kulağa yansıyan söylentilerde az değildi. Geceleri karartma uygulaması ise savaşın topluma yansıyan bir başka yönünü teşkil ediyordu. Tüm evler perdelerini kapatıyor, ışığın dışarı sızmaması konusunda gayet ihtiyatlı davranılıyordu. Bu sessizlik içerisinde Kıbrıs Bayrak Radyosu’ndan gelen haberler sabırsızlıkla dinleniyor, Kıbrıs Mücahitleri ile Mehmetçiklerin başarıları vatandaşlar arasında tarifi imkânsız gurur, güven ve sevince yol açıyordu. Kıbrıs Barış Harekâtı’yla kazanılan başarı, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nde değil, batılı emperyalist ülkeler tarafından hor ve hakir görülen İslam dünyasında da müthiş bir güven ve moral kazanılmasına yol açmıştı. Başbakan Ecevit’in “Ayşe tatile gitsin” şeklindeki şifreli mesajı da en çok konuşulanlar arasındaydı. Bu arada savaşla ilgili türküler içeren plak ve kasetler piyasaya sürülüyor, Türk bayrakları ve “Karaoğlan” Ecevit’in posterleri yok satıyordu. Müslüman Türk milletinin mayasında olan bu üstün meziyetlerin bugünde azalmadan devam ettiğini, asker uğurlamalarında ve çocuklarını şehit vermiş ana babaların tavırlarında görmekteyiz. Geleceğe güvenle bakacağımızın garantisi olan bu asil düşüncenin, dün olduğu gibi bugünde her türlü tertibi bozacağına tüm kalbimizle inanmaktayız. Uzun yıllardan beri bölücü terörle ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerle, akıllarından bölünme fikri geçirenlerin, bu aziz milletin en hassas dönemlerde olmadık işleri başardığını ve tek yürek haline gelip, hesapları alt üst edeceğini bir kez daha vurgulamak isteriz.

İş insanı Mine Tozlu Biçer gözaltında: Marka Holding'e kara para operasyonu

Boşanma davalarında yeni dönem: Yıllarca süren çekişmeli süreçler tarih oluyor

Kadir Gecesi yarın idrak edilecek

Mezat düzenleyenler Maliye'nin radarına girdi

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti

Genç Sanatçı Gamze Naz Aydın: “Çizginin kendi ritmini bulmasına izin veriyorum”

Kenan Doğulu’dan Zorlu PSM Sahnesinde Unutulmaz Bir Gece

“ŞEYH SAİD'İN HATIRASINA HAKARET ETMEK HER TÜRK VATANDAŞININ GÖREVİDİR”

OSCAR SOFRASINDA TÜRK LEZZETLERİ: MENÜDE ANTEP BAKLAVASI VAR

Başkan Demir'den Kadir gecesi Mesajı

Emeklilerin ikramiye ve aylık ödemeleri bugün başlıyor

ÜSKÜDAR’DA KADINLARIN SESSİZ KALAN SORUNLARI KONUŞULDU

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı: “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al”

Araç Satın Almak mı, Kiralamak mı?

Bilim Kahramanları buluştu ortaokul öğrencileri liseleri geride bırakıp Türkiye Şampiyonu oldu

TÜRK KIZILAY ADANA’DA YENİ AŞEVİ AÇTI, TARİHİ TAŞKÖPRÜ’DE İFTAR SOFRASI KURDU

Prof. Dr. Ahmet Karacalar'dan Koltuk Altındaki Şişlik Uyarısı

İBB’DEN KÜÇÜKÇEKMECE’YE DEV SAĞLIK YATIRIMI

"EKONOMİNİN ANAHTARI ÜRETİMDE: BATARYADAN YAZILIMA, GELECEĞİN TÜRKİYE’Sİ İÇİN DÖNÜŞÜM ŞART!",

“ÇATLI” FİLMİNDEN GÖRKEMLİ GALA

12. TURKISHWIN GENÇ KADIN KARİYER ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİ

İstanbul ve Batı Karadeniz Tek Yürek: Büyük İftar Buluşması Gerçekleşti

Başkan Duzgun'den Vali Baruş'a ziyaret

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan “İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol” kitabı!

Bayram yolculuğuna çıkacaklar dikkat!

Veri sızıntısı iddialarına Şikayetvar'dan açıklama

Erzurum Şehir Hastanesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı: Tıbbiyeli Ruhuyla Kutlama

Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri belli oldu

Oto ekspertizde şaibeli rapor dönemi bitiyor

Yükleniyor

loading

İş insanı Mine Tozlu Biçer gözaltında: Marka Holding'e kara para operasyonu

Boşanma davalarında yeni dönem: Yıllarca süren çekişmeli süreçler tarih oluyor

Kadir Gecesi yarın idrak edilecek

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti

OSCAR SOFRASINDA TÜRK LEZZETLERİ: MENÜDE ANTEP BAKLAVASI VAR

Emeklilerin ikramiye ve aylık ödemeleri bugün başlıyor

ÜSKÜDAR’DA KADINLARIN SESSİZ KALAN SORUNLARI KONUŞULDU

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Araç Satın Almak mı, Kiralamak mı?

Bilim Kahramanları buluştu ortaokul öğrencileri liseleri geride bırakıp Türkiye Şampiyonu oldu

“ŞEYH SAİD'İN HATIRASINA HAKARET ETMEK HER TÜRK VATANDAŞININ GÖREVİDİR”

Başkan Demir'den Kadir gecesi Mesajı

"EKONOMİNİN ANAHTARI ÜRETİMDE: BATARYADAN YAZILIMA, GELECEĞİN TÜRKİYE’Sİ İÇİN DÖNÜŞÜM ŞART!",

AK PARTİLİ FIRAT, TBMM’DE ERZURUM’UN KURTULUŞUNU ANLATTI: TÜRKLER VE KÜRTLER, ORTAK VATAN BİLİNCİYLE AYAĞA KALKTI!

"Sünni de biziz, Şii de biziz. Hepimiz Müslümanız."

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU

Başkan Demir 12 Mart bir Milletin Dirilişidir !

"Kendileri bozguna uğrayan ABD ve İsrail, İran - Türkiye savaşı istiyor"

“ANAHTAR PARTİ İL BAŞKANI’NDAN BÖLGEDEKİ SAVAŞ İÇİN UYARI: ÜLKE RİSKİNİ ARTIRAN ANA BİLEŞEN YÖNETİLEMEYEN EKONOMİDİR”

Organize suç faaliyetlerine dikkat çekti: İYİ Parti Genel Sekreteri Özel’den acil müdahale çağrısı

Genç Sanatçı Gamze Naz Aydın: “Çizginin kendi ritmini bulmasına izin veriyorum”

“ÇATLI” FİLMİNDEN GÖRKEMLİ GALA

“ÇATLI”DAN İKİ DUYURU: Avrupa Vizyonu ve Duygu Yüklü Klip “Haydar Haydar”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Empati ve utanma duygusunun zayıflaması aldatmayı normalleştirdi!”

Abdullah Çatlı’nın kızlarının da rol aldığı “ÇATLI" filminden vizyon öncesi son fragman: İLK FİLM İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

“Süper Kadın” Olma Çabası Kadınları Tüketiyor

Gülsin Onay liderliğindeki uluslararası yarışma tamamlandı

Uzmanlardan zehirlenme riski uyarısı: Sosyal medyadaki “virüs üretme” trendi okullara ulaştı

“ÇATLI” Afişi Yayınlandı: SERİNİN İLK FİLMİ 20 Mart’ta VİZYONDA

TÜİK Verilerinin Görünmeyen Yüzü: Türkiye’de Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı: “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al”

Prof. Dr. Ahmet Karacalar'dan Koltuk Altındaki Şişlik Uyarısı

Tuzu azalt, sağlığı artır!

TÜRKİYE'DE HER 7 KİŞİDEN BİRİ BÖBREK HASTASI

DİŞ SAĞLIĞINDA DOĞRU İÇECEK SEÇİMİ ÖNEM TAŞIYOR: ÇAY VE AYRAN KORUYUCU OLABİLİR

Kemik Erimesi Erken Dönemde Fark Edilebilir!

Glokomda erken tanı kör olmayı önlüyor

MEVSİMSEL DUYGU DALGALANMALARINA KARŞI 10 ETKİLİ ÖNERİ!

Geçmeyen baş ağrısının nedeni diş sıkma olabilir!

Geçmeyen Ağız Kokusu Bademcik Taşları Olabilir

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
9.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17