-
BIST 100
15923,58%-1,25
-
DOLAR
44,37% 0,06
-
EURO
51,36% 0,10
-
GRAM ALTIN
6344,74% -1,22
-
Ç. ALTIN
10600,10% -3,21
MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM
Meme kanseri annelik hayallerine engel değil Umutsuzluğa kapılmayın, alternatif yöntemlere başvurmayın!
Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, doğru zamanda başlanan tedaviyle hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini belirterek “Eskiden meme kanseri denince hastalar ve yakınları için akla hemen umutsuz bir tablo gelirdi. Ama artık bu durum değişti; meme kanseri, tıpkı diyabet ve hipertansiyon gibi uzun süre kontrol altında tutulabilen bir hastalık haline geldi. Bu nedenle tanı alan hastalarımızın umutsuzluğa kapılmadan, alternatif yöntemlere başvurmadan onkoloji hekimine başvurması ve tedavisine başlaması büyük önem taşıyor” diyor. Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, hastaların bu sayede yaşam sürelerinin uzadığını ve günlük yaşamlarının kaliteli bir şekilde devam edebildiğini belirterek “Özel bir teknolojiyle geliştirilen antikor-ilaç konjugatlarının meme kanseri tedavisinde kullanıma girmesiyle çok iyi sonuçlar elde edildi. Bu teknoloji sayesinde antikora bağlı olarak taşınan kemoterapi ilacı doğrudan kanser hücresine ulaştırılarak sağlıklı dokulara verilen zarar önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Tüm hasta grubunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan HER2 pozitif meme kanserinde, damardan başlanan akıllı ilaçlar sayesinde hastaların tüm lezyonları gerileyerek hastalık kontrolü sağlanarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmekteler. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan östrojen duyarlı metastatik meme kanserli hastalar bazen sadece evde ağızdan aldıkları akıllı ilaçlar ve endokrin tablet sayesinde kansersiz bir şekilde yıllarca normal yaşantılarını sürdürebilmekteler” diyor.
Kişiye özel tedavi modeli Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede hem hastalarımıza hem bizlere umut vermeye devam ediyor.”
Anne olmaya engel değil! Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor. Prof. Dr. Gümüşay bu konuda endişeleri gideren bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır, bu da yapılan çalışma ile doğrulanmıştır.” Öte yandan meme kanseri olan hastaların, aldıkları endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay “Yapılan çalışmada görüldü ki, sıcak basması gibi yaşam kalitesini bozan yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilacın günlük pratiğe girmesi beklenmektedir” diyor.
Üçlü negatif meme kanserinde artık sonuçlar daha iyi Özellikle genç kadınlarda ve BRCA gen mutasyonu bulunan kadınlarda daha sık görülen üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, bu alt tipin geçmişte daha agresif seyreden bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Önceden sadece kemoterapi ile yönetilen bu alt tipte, immünoterapi ve yeni nesil antikor-ilaç konjugatları sayesinde tedavi başarısının önemli ölçüde iyileştiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, şu bilgileri veriyor: “Son yıllarda üçlü negatif meme kanseri tedavisinde iki önemli gelişme yaşandı. Bunlardan ilki immünoterapi, diğeri ise yeni nesil antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu tedaviler sayesinde hastalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Erken evrede ameliyat öncesi kemoterapiye immünoterapi eklenmesi artık standart tedavi olup ülkemizde SGK ödeme kapsamındadır. Metastatik hastalıkta ise özellikle PD-L1 pozitif hastalarda immünoterapi önemli fayda sağlamaktadır”
Yaşam kalitesini artıran destek tedaviler Tedavideki gelişmelerin yalnızca kanseri hedeflemekle sınırlı kalmayıp, hastaların yaşam kalitesini korumayı da amaçladığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, şöyle konuşuyor: “Bulantı için geliştirilen ilaçlar sayesinde bulantı ve kusma büyük ölçüde kontrol altına alınmaktadır. Enfeksiyona karşı; kemoterapi sonrası uygulanan kan yükseltici iğneler, grip aşısı, zatürre aşısı ve zona aşısı gibi koruyucu önlemler alınmaktadır. Sosyal ve psikolojik olarak süreci zorlaştıran saç dökülmesine yönelik kemoterapi sırasında uygulanan -saçlı deri soğutma işlemleri- saç dökülmesi önemli ölçüde azalmakta ve hastaların psikolojik yükünü hafifletmektedir.”
Öğrenciler Beslenme Paketini Doğru Kullanılırsa Performansı Yüzde 10 Koruyabilir
DOĞUŞ ÇAY YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN KARAKAN HAYATINI KAYBETTİ
Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı: Tüm işlemler tek ekranda
Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!
Uyuşturucu soruşturmasında 14 ünlü isim gözaltında
ETÜ’lü Bingül Kardeşler Zihinsel Engelliler Dünya Kayak Şampiyonası’nda 6 Madalya Kazandı
Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Görüşmesi Gerçekleştirildi
İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı 17–26 Nisan’da Kültürpark’ta
Suna'nın Kızları'ndan Hatay'da Çocukları Destekleyen Mahalleler Buluşması
Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül
SON DAKİKA! Karayip ülkeleri vatandaşlığı için ikamet şartı gelebilir
İkinci Elde "Dijital İllüzyon" Uyarısı!
Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi
ETSO Mart Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı: UR-GE Projelerinde Türkiye Birinciliği Vurgulandı
Türkiye UEFA organizasyonlarında 5 takımla yer alacak
Eczacıbaşı Dynavit adını finale yazdırdı!
Alanya Ultra Trail 2026 İçin Geri Sayım Başladı
BAYRAM BİTTİ, NÖBET TARTIŞMASI BAŞLADI
“KADIN LİDERLER KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI”
Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Uyuşturucu politikaları insan hakları ve halk sağlığı temelinde şekillenmeli”
TKP’den Dışişleri önünde eylem: ‘Utanç verici bildiriyi kabul etmiyoruz, o imza geri çekilmeli!
Hüseyin Baş "İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"
Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor
KARACİĞERİ TEHDİT EDEN 6 ÖNEMLİ ETKEN!
Afet ve Kriz Senaryolarında Duman Tahliye Kapaklarının 3 Kritik Rolü
Cengiz Enerji’nin Özbekistan’daki projesine uluslararası finansman ödülü
Galata Kulesi 26 Mart’ta Multipl Miyelom Farkındalığı İçin Kırmızıya Bürünecek
KOLON KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN BU FAKTÖRLERE DİKKAT!
Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya’da Geliştirildi
KRUVAZİYER SEKTÖRÜNE %100 İŞ GARANTİLİ EĞİTİM GELİYOR
Yükleniyor



