-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,18% 0,15
-
EURO
50,49% -0,84
-
GRAM ALTIN
7123,53% -1,14
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
Sadakat kendine dürüst olmakla başlıyor!
Gizlenen iletişim, sınır ihlali ve aldatmadır!
Aldatma, bir ilişkinin tarafları arasında belirlenen sınırların ihlali olarak tanımlandığını belirten uzmanlar, sadece fiziksel değil, duygusal ve sosyal boyutlarıyla da görülebildiğini söylüyor. Bireysel, ilişkisel ve çevresel faktörlerin aldatmayı tetikleyebildiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Günümüzde tüketim kültürünün ilişkiler üzerindeki etkisiyle birlikte ‘yenisi her zaman daha iyidir’ anlayışı, sadakat kavramını zayıflatır.” dedi. Aldatılan kişinin öfke, üzüntü ve güven kaybı gibi duygular yaşarken, aldatan kişinin suçluluk veya savunma arasında kalabildiğini dile getiren Tunçel, ilişki açısından güvenin yeniden inşasının, açık iletişim, sınırların belirlenmesi ve profesyonel destekle mümkün olabildiğini vurguladı. Tunçel ayrıca sadakatin, yalnızca partnere değil, kendine karşı da dürüst olmayı gerektirdiğini kaydetti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, aldatmanın tanımı, nedenleri, birey ve ilişki üzerindeki etkileri ile aldatma sonrası duygusal iyileşme ve başa çıkma yollarını anlattı. Bir iletişimin partner tarafından görülmesi istenmiyorsa bu bir aldatmadır! Aldatmanın, en yalın haliyle, bir ilişkinin tarafları arasında karşılıklı olarak belirlenen sınırların ihlali olarak tanımlanabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Başka bir ifadeyle, taraflardan birinin ilişki dışı bir bağ kurması, verilen güvenin ve sadakatin zedelenmesi anlamına gelir. Çoğu zaman aldatma denildiğinde akla yalnızca cinsel eylemler gelse de aslında aldatma sadece fiziksel değil; duygusal ve sosyal (sanal) boyutlarıyla da karşımıza çıkar.” dedi. Fiziksel aldatmanın, ilişki dışı cinsel eylemleri içerirken; duygusal aldatmanın, romantik paylaşımların, flörtleşmenin veya duygusal yakınlıkların kurulduğu durumlar olduğunu ifade eden Tunçel, “Sosyal ya da sanal aldatma ise dijital iletişim araçları üzerinden gelişen bağları kapsar. ‘Sadece mesajlaştık, bu aldatma mıdır?’ sorusu sıkça duyulur; ancak yanıt nettir. Eğer bu iletişimin partner tarafından görülmesi istenmiyor, gizleniyorsa, bu bir sınır ihlalidir ve dolayısıyla aldatmadır.” şeklinde konuştu. Aldatmak tek bir nedene indirgenemez! Bir ilişkide aldatmanın yaşanmaması için üç temel yapı taşının; güven, sadakat ve duygusal bağlılığın korunması gerektiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Aldatmayı tek bir nedene indirgemek mümkün değil. Bu davranışın altında bireysel, ilişkisel ve çevresel faktörler yatabilir.” dedi. Bu faktörlere açıklık getiren Tunçel, şunları söyledi: “Özellikle kaçıngan veya güvensiz bağlanma örüntüsüne sahip bireyler, ilişkilerinde yakınlık kurmakta zorlanabilir ve bu durum sadakatsizliğe zemin hazırlayabilir. Kendilik değerinin düşük olması, bireyi dışarıdan onay arayışına yöneltebilir. Narsistik özellikler taşıyan bireylerde sadakatsizlik daha sık görülür. ‘Ben kimim?’ sorusuna yanıt arayan ya da hayatında heyecan arayan bireyler de aldatma davranışı gösterebilir. Travmalar, madde ya da davranışsal bağımlılıklar da sağlıklı karar verme süreçlerini zayıflatabilir. İlişkide yaşanan iletişim kopuklukları, duygusal veya cinsel tatminsizlik, ihmal edilme, anlaşılmadığını hissetme gibi durumlar aldatmayı tetikleyebilir. Uzun süredir süregelen çatışmaların çözümlenememesi, bastırılmış öfke veya intikam duygusu da sadakatsizliğe zemin hazırlayabilir. Toplumsal normlar, kültürel değişim, sosyal medyanın etkisi ve sadakatsizliğin normalleştirilmesi de önemli etkenlerdir. Günümüzde tüketim kültürünün ilişkiler üzerindeki etkisiyle birlikte ‘yenisi her zaman daha iyidir’ anlayışı, sadakat kavramını zayıflatır.”
Aldatmanın kendisinden çok, sonraki süreç daha travmatik hale gelebilir! Aldatmanın, hem birey hem de ilişki açısından derin duygusal etkiler bıraktığına değinen Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Aldatılan kişi, ilk etapta bir şok yaşar; durumu inkâr eder, ardından öfke, suçluluk, kıyaslama ve özgüven kaybı gibi duygularla baş etmeye çalışır. Bu süreç, travma sonrası stres bozukluğuna benzer belirtiler gösterebilir.” dedi. Aldatan kişinin ise çoğu zaman ambivalan (ikircikli) duygular içinde olduğunu ifade eden Tunçel, “Suçluluk ve pişmanlık hissederken, kimi zaman da savunmaya geçer, davranışını rasyonelleştirir. Bazı bireyler hatasını kabul edip sorumluluk alırken, bazıları karşı tarafı suçlama eğilimindedir. İlişki açısından bakıldığında ise güven kaybı en yıkıcı sonuçlardan biridir. Bu güvenin yeniden inşası, ancak açık iletişim, doğru sınırlar ve profesyonel destekle mümkün olabilir. Aksi halde aldatmanın kendisinden çok, sonraki süreç daha travmatik hale gelebilir.” açıklamasını yaptı. Duygusal iyileşme doğru yaklaşımla mümkün! Aldatmanın, kişisel bir kriz olduğuna işaret eden Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak doğru yaklaşımla iyileşmek mümkün. Bu süreç hem bireysel hem de ilişkisel düzeyde ele alınmalı.” dedi. Bireysel düzeyde duygulara alan açmanın, sosyal desteğin, kendine şefkat göstermenin ve profesyonel desteğin önemli olduğunu açıklayan Tunçel, “Öfke, üzüntü, kafa karışıklığı gibi duygular bastırılmamalı. Bu duyguların yaşanması iyileşmenin doğal bir parçası. Güvendiğiniz bir dost ya da aile üyesiyle paylaşım yapmak duygusal yükü hafifletir. ‘Ben ne hissediyorum, ne istiyorum?’ sorularını samimiyetle sormak ve kendine acımasız davranmamak önemli. Uzman eşliğinde özdeğerin yeniden yapılandırılması ve travma çalışması sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.” ifadelerini kullandı. Aldatmak ilişki memnuniyetiyle değil, algılanan adalet ve duygusal iletişim düzeyiyle ilişkili! Eğer taraflar ilişkiyi sürdürmek istiyorsa, bunu iki tarafın da içtenlikle istemesi gerektiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Güven yeniden inşa edilmeli. Duygular bastırılmamalı, açıkça ifade edilmeli. Geçmiş tekrar tekrar gündeme getirilmemeli; odak, suçlamadan ziyade duyguların paylaşımında olmalı. Çift terapisiyle rollerin yeniden yapılandırılması ve sınırların belirlenmesi süreci desteklenmeli.” dedi. Hemen affetmek ya da görmezden gelmenin, iyileşmeyi engellediğine dikkat çeken Tunçel, “Karşı tarafın sorumluluğunu alması, hatanın bedelini anlaması gerekir. Aynı şekilde, sürekli suçlamak da süreci tıkar. Bilimsel çalışmalar, çift terapisine başvuran çiftlerin yaklaşık yüzde 30’unun ilişkisini kurtarabildiğini gösteriyor. Ayrıca araştırmalar, aldatmanın ilişki memnuniyetiyle değil, algılanan adalet ve duygusal iletişim düzeyiyle daha yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.” bilgisini paylaştı. Sadakat, kişinin kendine ve kendi ihtiyaçlarına karşı da dürüst olabilmesidir! Aldatmanın bir ilişkiyi bitirebileceği uyarısını yapan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak kimi zaman bir dönüm noktasına da dönüşebilir. Burada önemli olan ilişkinin devam edip etmemesi değil, kişinin kendini nasıl iyileştirdiği ve bu süreçten nasıl güçlenerek çıktığıdır.” dedi. Aldatılmanın, bireyin yetersizliği değil, karşı tarafın sınırlarını koruyamamasının bir sonucu olduğunu dile getiren Tunçel, “Bu nedenle süreci kişiselleştirmemek, acele kararlar vermemek ve zamana yayarak değerlendirmek gerekir. Unutmamak gerekir ki sadakat, yalnızca bir başkasına değil, kendine ve kendi ihtiyaçlarına karşı dürüst olabilmektir. İyileşmek mümkündür; sabırla, kendine dürüst kalarak ve gerektiğinde profesyonel destek alarak.” diyerek sözlerini tamamladı.
MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdigül’den Şehir Hastanesi Başhekimliğine Ziyaret..
YUMURTA ÜRETİMİNDE SON 3 YILIN REKORU
KART BORCUNUN TAMAMINI ÖDEYEMEYENLERİN ORANI %50’Yİ AŞTI
Tablet ve Telefon Kullanımı Çocukların Çene Gelişimini Etkileyebilir mi?
KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı
Uzanlar İçin Yolun Sonu: CEM UZAN FRANSA’DA 68 MİLYAR DOLARLIK DAVAYI KAYBETTİ
Fırat EDAŞ Arama Kurtarma Ekibi, AFAD Tatbikatında Yer Aldı
İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten öğrencilere yönelik tasarım iş birliği
Üsküdar’da Dünya Kadınlar Günü’ne Uluslararası Buluşma
USKD, Sıfır Atık Yönetimi'ne Dikkat Çekti
MAVİ TUR ARTIK ÇOK DAHA KOLAY OLACAK
SKD Türkiye İş Dünyası İçin COP31’e Hazırlık Webinar Serisini Başlattı
TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu İcra Toplantısı KOSGEB'te Yapıldı
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARI DAHA İYİ KOŞULLAR İÇİN SESLENİYOR
Türkiye OECD’den koptu: Enflasyonda en yakın ülkeye görülmemiş fark
İlaç fiyatlarına önce yüzde 6, sonra yüzde 8 zam: Etiketler değişiyor
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor
SİBEL CAN PARİS’TE ZAMANSIZ ŞIKLIĞIYLA GÖZ KAMAŞTIRDI
Geleceğin hekimleri ilk adımı attı!
Bursa’da Doğal Gaz Şebekesi Yılda İki Kez Güvenlik Taramasından Geçiyor
Tuzu azalt, sağlığı artır!
MEMORIAL BODRUM’DA TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI DÖNEMİ
ÜSKÜDAR BELEDİYESİ’NİN “VALİDEBAĞ KORUSU”NDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR AVRUPA’NIN EN İYİ UYGULAMALARI ARASINDA
GAZİANTEP’TE 2,5 MİLYON METREKARELİK DEV TİCARET ÜSSÜ YÜKSELİYOR
ERZURUM’UN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 108. YIL DÖNÜMÜ
AK PARTİLİ FIRAT, TBMM’DE ERZURUM’UN KURTULUŞUNU ANLATTI: TÜRKLER VE KÜRTLER, ORTAK VATAN BİLİNCİYLE AYAĞA KALKTI!
TÜRKİYE'DE HER 7 KİŞİDEN BİRİ BÖBREK HASTASI
"Sünni de biziz, Şii de biziz. Hepimiz Müslümanız."
Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün Yeni Başkanı Ahmet Eker Oldu
Yükleniyor



