• BIST 100

    15873,27%-1,56
  • DOLAR

    44,35% 0,03
  • EURO

    51,27% -0,01
  • GRAM ALTIN

    6266,11% -2,44
  • Ç. ALTIN

    10614,40% -3,08

“‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ DİYENLER, DAHA ŞİMDİDEN TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜYORLAR”

“SİZİN TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DEN ANLADIĞINIZ DAĞLARDA YOK EDİLEN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ŞİMDİ MEYDANDA VE MECLİSTE HÂKİM HALE GELMESİ”

POLİTİKA 26.03.2026 18:16:00 12 0
“‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ DİYENLER, DAHA ŞİMDİDEN TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜYORLAR”

 Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türk Milleti Toplantısında dış politika ve Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Bayramları ne yazık ki bayram gibi kutlayabildiğimizi söylemek mümkün değil. Evet, bir ay sürer Ramazan ayı ve oruç tutarız. Ama AK Parti iktidarının ekonomik politikaları milleti 12 ay oruç tutmaya zorluyor. 32 bin TL açlık sınırının altında 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan milyonlarca insan yaşıyor. 17 milyon emekli, dul ve yetim 20 bin lira ve altında maaşla geçinmeye çalışıyor ve bu insanlara bayram harçlığı olarak 4 bin lira bir harçlık öneriliyor. Aslında harçlığı alması gerekenler bütün ömürleri boyunca yasalara saygılı, topluma katkı verecek şekilde çalışan emekliler değil. Emekliler bu harçlığı kendi çocuklarına ve torunlarına verebilecek durumda olmalılar. Bu bayramda hepimizi biraz daha derinden üzen gelişmeler de yaşandı. Bayramın ikinci günü Cebeci’de şehitliği ziyaret ettik. Şehit yakınlarıyla kucaklaştık, dertleştik, acılarına ortak olmaya çalıştık ve onların da dileklerini ve tepkilerini dinledik. Çok merak ediyorum, o gün şehitlikten de sordum, ‘Terörsüz Türkiye’ diyerek terör örgütüyle müzakere yapanlar, terör örgütünün kurucu lider, önder olarak gösterilenler acaba şehitliklerin önünden geçebiliyorlar mı, şehit yakınlarıyla, gazilerimizle bayramlaşabiliyorlar mı, konuşabiliyorlar mı? Orada evladının mezarının başında herhalde yiyebileceğiniz en acı şekeri veya çikolatayı gelenlere ikram eden annelerin yanına gidip baş sağlığı dileyebiliyorlar mı? Hiç zannetmiyorum. Ancak meydanı boş, memleketi de sahipsiz zannetmemeleri lazım.

Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar” Bu Nevruz'da gördük, iktidarın politikalarından cesaret alan bölücü örgüt yandaşları Türkiye'nin her yanında Nevruz'u değil, terör örgütünün ve terör örgütünün elebaşının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve iktidara dayatmış olduğu şartların kabulünün kutlamasını yaptılar. Evet, bir tarafta şehitliklerde onurlu, vakur ama sessiz bir öfke hâkim. Öte yanda da meydanlarda, zaman zaman metro duraklarında şımarık, hoyrat ve bölücü ihanet yaygarasını görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyorlar. Hak, hukuk, adalet ve devlet düşüncesini, devlet otoritesi düşüncesini ortadan kaldırıyorlar. Elini ay yıldızlı bayrağı alıp hukuk devleti ve anayasa için sokağa çıkan Türk gençlerinin üzerine biber gazı ile emniyet mensuplarını saldırtanlar, PKK'nın yapmış olduğu, yandaşlarının yapmış olduğu gösterilerde TUSAŞ'ı basan teröristlerin pankartlarının taşınmasını engellemek için hamlede bulunmuyorlar. Nevruz diye düzenlemiş oldukları toplantıda alanda bir tane Türk bayrağı yok. Ama narko terörist Öcalan'ın fotoğrafları, bölücü flamalar ve Türkiye'nin birliğine ihanet eden sloganlar hâkim. Sizin terörsüz Türkiye'niz böyle mi kurulacak? Bizim terörsüz Türkiye'den anladığımız, terörün ortadan kalktığı bir Türkiye, sizin terörsüz Türkiye'den anladığınız, dağlarda yok edilen terör örgütünün şimdi şehirlerde, meydanda ve mecliste hâkim hale gelmesi anlaşılan.

“Diyarbakır'daki bu bölücü terör gösterisinin Nevruzla ne ilgisi var?” Çetinkaya mağazasını yakan katil terörist eline mikrofon alıp bize demokrasi ve hukuk devleti dersi veriyor. ‘Terör örgütü dağılıyor’ diyorlar, Suriye'de kontrol altına alındı, devlete eklemleniyor diyorlar. Elinde Mehmetçiğin kanı olan, Türkiye tarafından başına ödül konulmuş olan PKK'lı terörist Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oluyor. Böyle mi PYD ortadan kalkıyor? PKK-PJAK, Irak'ta İran sınırına yakınında Tel Aviv'den İran'a saldırı için emir beklerken PKK kendisini dağıtmış mı oluyor? Şimdi biz de bu durum karşısında terör sürecinin iktidardaki ve muhalefetteki muhiplerine, sevenlerine sesleniyoruz: Diyarbakır'daki bu bölücü terör gösterisinin Nevruzla ne ilgisi var? Türk kültüründe müstesna bir yeri olan, baharla birlikte kardeşlik, birlik, beraberlik düşüncesini oluşturan Nevruzun her yıl ve bu sene iyiden iyiye utanmaz bir şekilde PKK ve uzantıları tarafından istismar edilmesine neden izin veriyorsunuz? Üniversiteli gençler ‘Anayasa, hukuk devleti ve demokrasi’ diyerek Türk bayraklarıyla yola çıktıklarında bunları yakalıyorsunuz, ters kelepçeyle gözaltına alıyorsunuz, gözlerine gaz sıktırıyorsunuz ve mahkemeye sevk ediyorsunuz da bu PKK yandaşlarına, terör sevicilere gösterilen şefkat nereden geliyor? Evet, eskiden bu konularda resen soruşturma başlatılırdı. Şimdi sanıyorum isteğe bağlı hale geldi. Adamına göre devam eden hukuki işlemlerdeki bu iki yüzlü tablonun hukuk devleti ilke ve anlayışıyla izah edilmesi mümkün değildir. Terörsüz Türkiye diye propagandasını yaptığınız sürecin terör örgütünün taleplerini kabul etme ve terör örgütünü devlete ortak etme süreci olduğu Türk milleti tarafından her geçen gün biraz daha anlaşılmaktadır. Değerli basın mensupları, bizleri televizyonlarının ve sosyal medyasının başında izleyen değerli yurttaşlarım ve sevgili Zafer Partililer, Biz Zafer Partisi olarak bu bölücü ve teslimiyetçi tabloya en kararlı ve sert şekilde direnmeye devam edeceğiz. Türk milletine gerçekleri her platformda anlatacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde genel kurulda değiliz ama Türkiye'yi genel kurula çevireceğiz. Evet, mecliste değiliz ama meydanlardayız, sokaklardayız, toplantı salonlarındayız. Bu bölücü unsurlarla asla bizden olmayan, emperyalizme taşeronluk yapan terör örgütü ve uzantılarıyla birlik, beraberlik ve kardeşlik olmayacağını bütün Türk milleti Edirne'den Şırnak'a, Hakkari'den Sinop'a, Muğla'dan Kars'a kadar biliyor ve görüyor. Meydanlarda toplanan bu marjinal terör yanlısı grubun başta Kürt kökenli kardeşlerimiz olmak üzere hiçbir halk kesimini temsil etmesi söz konusu değildir ve büyük Türk milleti de bu gerçeği gayet iyi bilmektedir.

FETÖ ile birlikte yürüdüğünüz yollardan ve ıslandığınız yağmurlardan hiç mi ders almadınız?” Gelin şimdi birlikte buradan terör örgütleri ve onların meclisteki siyasi memurlarıyla iş tutmaya çalışan, kendilerince siyasi aritmetik hesapları yapanlara seslenelim. Memleketin siyasi bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve laik, üniter, milli devlet yapımızı hedef alan bölücü terör gruplarıyla terörsüz Türkiye olmaz, olamaz. FETÖ ile birlikte yürüdüğünüz yollardan ve ıslandığınız yağmurlardan hiç mi ders almadınız? Birinci açılım sürecinde yaşananlardan hiç mi ders almadınız? Bayram sonrası yani işte bugünlerde siyasi kapitülasyon nitelikli yasa değişikliklerine hazırlandığınızı anlıyoruz ve tekrar sizi uyarıyoruz. Anayasanın 66. maddesindeki Türk vatandaşlığıyla oynayanlar, Türk vatanının sınırlarıyla da oynamaya başlamışlardır demektir. Buna büyük Türk milleti izin vermeyecektir. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in kurucu fabrika ayarlarıyla oynamayın, oynanmasına izin vermeyin. Yabancı Büyükelçilerin çizmiş olduğu siyasi çerçeveler değil, Türk milletinin Atatürk'ün önderliğinde kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti korunması ve savunulması gereken projedir. Haziran 2015 seçimlerinden ders alın. Halk sizi 400 milletvekili diye girdiğiniz seçimde sandığa gömmüş ve iktidardan düşürmüştü. Bu sefer Türk milletinin devletiyle, üniter milli devletle oynamaya devam eder, Öcalan'la özgürlük herhangi bir kılıf halinde vaat eder, gerçekleştirir, PKK'ya affı çıkartırsanız, bilin ki önümüzdeki ilk seçimde, 2026, 2027, 2028, her ne zaman olursa olsun, Türk milleti sizi sandığa bu sefer çıkmamak üzere gömecektir. Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, 30 Ağustos 2024'te Kara Harp Okulu'nun mezuniyet töreninde kılıç çatıp ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ diyen 5 teğmenin TSK'dan ihraç edildiğini üzüntüyle hatırlıyoruz. Bu teğmenlerden birisi, genç bir kızımız, Topçu Teğmen Ebru Eroğlu, dönem birincisiydi biliyorsunuz. İhraç kararına karşı Ankara 4. İdare Mahkemesi'nde bir dava açtı. Bu dava reddedildi ve idare mahkemesi Teğmen Ebru Eroğlu'nun TSK'ya dönmesini uygun bulmamış. Şimdi istinafa gidecektir muhtemelen. Diğer teğmenlerin ise davalarında olumlu gelişmeler olduğunu biliyoruz. Değerli arkadaşlar, bu tür davalarda kararlar bir iki ay içerisinde çıkar. Ancak Ebru Teğmen'le ilgili karar alındığı tarih ilginç, 13 Mart. 13 Mart'ın özelliği nedir? 13 Mart'ın özelliği, Mustafa Kemal'in Harbiye'ye giriş tarihi ve Harbiyelilerin geleneksel yoklamada ‘1283 içimizde’ diyerek haykırdıkları gün olmasıdır. Tabii ki 1283 sadece Harbiyelilerin içinde değil arkadaşlar. 1283 bütün Zafer Partililerinin içinde. 1283 bütün büyük Türk milletinin içindedir. Herhalde garip bir tesadüf 13 Mart'ta açıklanmış olması. Öte yandan sizlerle Ebru Teğmen'in duruşma sırasında yapmış olduğu konuşmadan bir bölümü de paylaşmak istiyorum. Şöyle söylüyor Ebru Teğmen: ‘TSK'da elinden o generaline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK'dan uzaklaştırılabiliriz. Üniformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çaktığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli, kılıcımız kınında ve Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Son sözü her zaman Türk milleti söyler. Ben de Türk milletinin bir ferdi olarak diyorum ki: yaşa var ol Harbiye yıkılmaz satvetinde’. Ebru Teğmen'in gözlerimden öpüyorum ve hukukun muhakkak bir gün gerçekleşeceğinden, adaletin gerçekleşeceğinden emin olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, 30 Ağustos 2024'te Kara Harp Okulu'nun mezuniyet töreninde kılıç çatıp ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ diyen 5 teğmenin TSK'dan ihraç edildiğini üzüntüyle hatırlıyoruz. Bu teğmenlerden birisi, genç bir kızımız, Topçu Teğmen Ebru Eroğlu, dönem birincisiydi biliyorsunuz. İhraç kararına karşı Ankara 4. İdare Mahkemesi'nde bir dava açtı. Bu dava reddedildi ve idare mahkemesi Teğmen Ebru Eroğlu'nun TSK'ya dönmesini uygun bulmamış. Şimdi istinafa gidecektir muhtemelen. Diğer teğmenlerin ise davalarında olumlu gelişmeler olduğunu biliyoruz. Değerli arkadaşlar, bu tür davalarda kararlar bir iki ay içerisinde çıkar. Ancak Ebru Teğmen'le ilgili karar alındığı tarih ilginç, 13 Mart. 13 Mart'ın özelliği nedir? 13 Mart'ın özelliği, Mustafa Kemal'in Harbiye'ye giriş tarihi ve Harbiyelilerin geleneksel yoklamada ‘1283 içimizde’ diyerek haykırdıkları gün olmasıdır. Tabii ki 1283 sadece Harbiyelilerin içinde değil arkadaşlar. 1283 bütün Zafer Partililerinin içinde. 1283 bütün büyük Türk milletinin içindedir. Herhalde garip bir tesadüf 13 Mart'ta açıklanmış olması. Öte yandan sizlerle Ebru Teğmen'in duruşma sırasında yapmış olduğu konuşmadan bir bölümü de paylaşmak istiyorum. Şöyle söylüyor Ebru Teğmen: ‘TSK'da elinden o generaline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK'dan uzaklaştırılabiliriz. Üniformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çaktığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli, kılıcımız kınında ve Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Son sözü her zaman Türk milleti söyler. Ben de Türk milletinin bir ferdi olarak diyorum ki: yaşa var ol Harbiye yıkılmaz satvetinde’. Ebru Teğmen'in gözlerimden öpüyorum ve hukukun muhakkak bir gün gerçekleşeceğinden, adaletin gerçekleşeceğinden emin olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, değerli yurttaşlarım, Cumhur İttifakı hükümetinin Türkiye'yi sürüklediği noktayı görüyorsunuz. PKK ve uzantıları, Öcalan katilinin diğer teröristlerin pankartlarını, fotoğraflarını taşıyorlar. Terör örgütü paçavralarıyla özgürce gösteriler yapıp, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine nefretlerini, kinlerini rahatlıkla kusabiliyorlar ama öte yandan tören bittikten sonra teğmenlerin kendi aralarında kılıç çatıp, ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ demeleri TSK'nın itibarını zedeledi diye ordudan, TSK'dan ihraç ediliyorlar. Bilinmeli ki TSK'nın ve devletin itibarı hak ve hukukun dışına çıkılınca, terörle mücadele yerine terörle müzakere edilince, Diyarbakır'da Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine hakaret niteliği taşıyan bölücü mitinglere müsaade edilince ve terörsüz Türkiye denilerek teröre teslim olununca zedelenir. ‘Mustafa Kemal'in askeriyiz’ demekle ne TSK'nın ne devletin itibarında zedelenme olur, sadece büyük bir gerçek dile getirilmiş olur. Biz de bu gerçeği Zafer Partisi olarak bugüne kadar nasıl vurguladıysak, bundan sonra da vurgulamaya devam edeceğiz. Bu subaylarımızın da genç kardeşlerimizin de merak etmemesini istiyorum. Hak ettikleri üniformaya bir gün Türk adaleti aracılığıyla muhakkak kavuşacaklardır ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki şerefli yerlerini muhakkak alacaklardır. Değerli Zafer Partililer, Zafer Partisi iktidarında sadece askeri hastaneleri, askeri liseleri, askeri yargıyı yeniden açmakla yetinmeyeceğiz. Ordumuzu iktidarın, siyasetin, cemaat ve tarikatların etki alanından çıkartıp kurucu ayarlarına geri döndüreceğiz. Ordumuz yeniden Türk milletinin ordusu olacak. Çünkü Atatürk'ün de dediği gibi ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Değerli basın mensupları ve sevgili Zafer Partililer, Geçen hafta burada düzenlemiş olduğumuz Türk Milleti toplantısında ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşla ilgili görüşlerimizi sizlerle paylaşmıştım. Ve iktidara bazı sorular sormuştum. Şimdi bu soruları tekrar sormak istiyorum. Balistik ve hipersonik füzeleri görecek, tespit edecek, izleyecek son teknoloji ürünü radar sistemlerimiz hangileridir? Bu radar sistemlerimiz Türkiye'nin hava sahasını aktif olarak kontrol etmekte midir? Balistik ve hipersonik füzeleri önleyecek milli füze savar bataryalarımız var mı ve kullanıyor muyuz? Eğer var ve kullanımda ise İncirlik ve Kürecik için NATO ülkelerinden neden patriot füzeleri getiriliyor? Neden bizim milli füze savunma sistemlerimiz İncirlik'i ve Kürecik’i korumuyor? Millî Savunma Bakanlığı'nın son günlerde üç defa yapmış olduğu açıklama var. İncirlik bir Türk üssüdür. Evet, çok şükür İncirlik bir Türk üssüdür. O zaman neden İncirlik'i NATO'dan aldığımız Patriot'larla koruyoruz, Türk füze savunma sistemleriyle korumuyoruz? Patriot bataryaları füze savunma menzili bağlamında sadece İncirlik ve Kürecik için mi konuşlandı? Memleketin diğer bölgelerinde, diğer kritik bölgelerinde füze savunması için alınmış bir tedbir var mı? Tabii askeri bir sırsa buna cevap vermeyebilirsiniz ama insanların bu soruları kendilerine sormasını engellememiz mümkün değil. Patriot bataryaları, İran'ın İsrail'de oldukça etkili olarak kullandığı hipersonik füzelere karşı etkili midir? Sonuç olarak Türkiye, yüksek irtifa füze savunmasını sadece NATO'ya mı ihale etti? Milli bir yüksek irtifa füze savunma sistemimiz var mı ve aktif kullanımda mı? Diğer yandan önemli bir gelişme var arkadaşlar. Yunanistan, İran krizini bahane ederek Kıbrıs'ta ve Ege'de silahlanmaya devam ediyor. Semadirek Adası'na Patriot sistemleri yerleştiriyor. Balıkesir, Bandırma hatta Eskişehir'den ya da bu bölgedeki yedek hava meydanlarımızdan kalkacak jetlerimiz doğrudan tehdit altına giriyor. Bu konuda bir şey yapmayı düşünüyor musunuz? Yunanistan'a misliyle mukabele bağlamında Ege Denizi'nde gayr-i hukuki olarak tesis edilen hava üslerinden kalkacak Yunan jetlerini daha kalkışta önleyecek şekilde radar ve milli füze sistemlerimizi Ege'de tertiplemeyi düşünüyor musunuz?

Değerli Zafer Partililer, değerli basın mensupları, Savunma gayretleri siyasi, diplomatik, politik, stratejik tedbirlerin geliştirilmesi ile düşmanın ve potansiyel düşmanların caydırılması hedefini gerçekleştirmeye çalışır. Bunun için ordumuzun güçlü bir kurumsal yapıya sahip olması gerekir. Güçlü bir subay ve general ruhunun hava, kara ve deniz ve muhakkak siber alanda modern teknolojiyi etkinlikle kullanan bir ordunun varlığı şarttır. Oysa Türk ordusu 2002-2016 arasında FETÖ, terör ve casusluk örgütünün saldırısına terk edilmiştir. 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişiminden sonra TSK'nın yeniden yapılandırılmasında fikir babası olan en güçlü kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da bir süre askeri danışmanlık yapmış olan milli ve üniter devlete düşmanlığını gizlemeyen bir emekli generaldi. Terörle mücadele eden bir ordunun askeri sağlık sistemi yok edildi. İsviçre ordusunun bile askeri sağlık sistemi var. Türk ordusunun askeri sağlık sistemi yok. İçine casuslar sızan bir ordunun, yani FETÖ'nün sızdığı ve içinde hala FETÖ ile mücadelenin devam ettiği bir ordunun askeri yargısı yok edildi. Evet, askeri alanda önemli ve saygın ülkemizi güçlendiren gelişmeler de oldu. MİLGEM çerçevesinde Türk Deniz Kuvvetleri'ne kazandırılan savaş gemileri hepimiz için gurur kaynağıdır. Ancak dünyanın bu kadar kritik bir çatışma döneminden geçtiği ve çatışmaların odağının bizim bölgemiz olduğu, Doğu Akdeniz'de İsrail saldırganlığıyla Batı destekli mücadele etmek durumunda olacağımız ve olduğumuz bir süreçte ürettiğimiz iki milli gemiyi neden sattık? Bunun da izah edilmesi gerek. Keza İHA ve SİHA üretiminde de gurur verici sonuçlar aldığımız aşikâr. Ancak modern konvansiyonel savaşta başka silah sistemlerine de ihtiyaç duyduğumuz açıktır. Eksiklerin tamamlanması Türkiye için yaşamsal bir öneme sahiptir. Değerli basın mensupları, değerli Zafer Partililer, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaş da 27. gününde ABD Başkanı Trump, İran enerji santralları vurulması talimatını 5 gün erteledi. Karşılıklı saldırılarda bir yavaşlama var, ancak İran kendisini etkili bir şekilde savunmaya devam ediyor. Bu savaşın ortaya koyduğu bir gerçek de şudur: İsrail ilk kez Orta Doğu'da Arap olmayan bir ulusla savaşa girmiş ve bu savaşta Amerika'nın bütün desteğine rağmen ağır şekilde hırpalanmıştır. Eğer İsrail bu savaşı tek başına İran'a karşı verse idi, İsrail'in İran karşısında bugüne kadar düşmüş olduğu kötü durumdan çok daha kötü duruma düşeceği kesin bir gerçektir. Özetle, İsrail'in Gazze'de, Hamas ve Hamas'ın kontrol ettiği bölgede yaşayan sivil ahaliye karşı göstermiş olduğu soykırıma ulaşan vahşeti Lübnan'da Hizbullah ve Lübnan halkına karşı gösterdiği saldırganlıkta ortaya çıkardığı sonuçlar bölgedeki Arap olmayan bir ülkeyle karşılaşıldığı zaman nasıl madara olduğunun somut bir göstergesi bugün yaşanmaktadır. Netenyahu Trump'a birinci On İki Gün Savaşının ortasından itibaren de çok şey borçludur, bugün de çok şey borçludur. Bu savaşın ortaya çıkarttığı sonuçlardan bir tanesi İsrail’in sınırlarının ne olduğunu görmüş olmamızdır. Keza bu savaşın ortaya çıkardığı bir diğer sonuç ise Amerika Birleşik Devletleri’nin deniz ötesi harekatlarda, harekatın merkezi olarak gördüğü uçak gemileri gruplarının füze teknolojilerindeki gelişme sonrasında İkinci Dünya Savaşı sırası ve sonrasında elde etmiş olduğu stratejik üstünlük konumunu yitirmiş olduğu gerçeğidir. ABD uçak gemisi savaş gruplarından Lincoln, bin 200 kilometre açığa gitmek zorunda kaldı. Buradan kalkan 75 tane uçak İran'a gidip dönmek için havada yakıt ikmali yapmak zorunda. Ford ise çıkan yangın yatakhanede çıktı deniliyor. İran ‘biz vurduk’ diyor. Neticesinde Girit Adası'na çekilmiş, oradan da geri dönüş yoluna girişecek. İran ise Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Bunun Tel Aviv ve Washington tarafından hesaplanmadığı anlaşılıyor. Trump, ‘Körfez ülkelerine saldıracaklarını düşünmemiştik’ diye bir açıklamada bulundu. Yani hesaplamadıkları birçok süreç yaşanıyor. Hürmüz Boğazı hala büyük oranda kapalı ve bu nedenle dünya enerji fiyatlarında, petrol ve doğalgaz fiyatlarında büyük bir yükselme var ve bu da küresel ekonomi üzerinde ciddi olumsuzluklar oluşturuyor. Değerli Zafer Partililer, değerli basın mensupları, sizler de hatırlayacaksınız, Rusya-Ukrayna savaşının daha ilk aylarında Kuzey Akım boru hattı sabotaja uğramıştı. Böylece Rusya'dan Avrupa'ya giden doğal gaz sekteye uğradı. Daha sonra Ukrayna üzerinden geçen hattın sözleşmesi yenilenmedi. 1 Ocak 2025'ten itibaren Rus doğal gazı sadece Türk akımı üzerinden ve kısıtlı olarak Avrupa'ya akıyor. Birkaç gün önce Ukrayna yaptığı drone saldırısıyla Türk akım boru hattını da hedef aldı. Böylece Türkiye'ye gelen gaz azalırken Avrupa'ya Rus gazının akışı da tamamen durdu. Geçen hafta İran'daki Güney Fars doğal gaz tesislerinin vurulması ve İran'ın da Katar'daki doğal gaz tesislerine misillemesi ile doğal gaz arzında da önemli bir kesinti yaşandı. Oluşan bu tablo, LNG ihracatçısı konumundaki ABD'yi özellikle Avrupa'ya karşı tek tedarikçi durumuna getirdi ve Trump da kendisini İran'a karşı savaşta desteklemeyen Avrupa ülkelerine bir ceza vermek için yüksek doğal gaz fiyatları Avrupa ülkelerine dikte ettirmeye başladı. Eğer Avrupa ülkeleri bugüne kadar bu fiyatı kabullenmezlerse ABD cumartesinden sonra bu rakamları da yukarıya çıkaracağını açıkladı. Yani yaşanan süreç, Trump'ın kendisini desteklemeyen Avrupa'yı enerji fiyatlarıyla nasıl cezalandıracağını gösteriyor. Savaş sadece füzelerle yapılmıyor, arka planda dost ve müttefik kavramlarının birbirine girdiği ve anlamını yitirdiği kıyasıya ve acımasız bir enerji savaşı da yaşanıyor. Şimdi bu aşamada sormamız gereken bazı sorular var. AKP idaresindeki Türkiye çok katmanlı, teknoloji temelli, siber tabanlı ve enerji ve ekonomi arka planlı bu savaşa Türkiye'yi yeterince hazırlamış mıdır? Ovaların ortasında, hatta şehrin içinde açık birer hedef halinde yer alan stratejik savunma sanayii ve kritik askeri tesislerin konumları ve yapıları yeniden değerlendirilecek midir? Amerika ve İsrail günlerden beri İran'ın füze stoklarının bulunduğu yerlere saldırı düzenliyor depolara. Başarısız. Sebep? Çünkü İran füze stoklarını ve füze fabrikalarını dağların altına inşa etmiş durumda. Girişlerini bile vurmakta zorlanıyorlar. İran da yıllardır üretmiş olduğu füzeleri gayet stratejik bir akılla kullanmaya devam ediyor. Modern savaşın doğası Türkiye'nin bu konuda da yeni bir yaklaşım bulunması gerektiğini bize gösteriyor. “Enflasyonun düşme ihtimali ortadan kalktı” Artan akaryakıt fiyatları ile birlikte zaten kırılgan ve krizdeki ekonomimizde göstergeler iyiden iyiye kötüleşmeye başladı. İş piyasada başta gıda fiyatları olmak üzere etiketler değişmeye, fiyatlar yukarıya tırmanmaya devam ediyor. 18 Mart itibarıyla Merkez Bankası'nın net dövizleri 70 milyar dolardan 35 milyar dolara düşmüş görünüyor. Bunun üç beklenen etkisi olacak diye görüyoruz. Faiz düşmesi bir hayal oldu, döviz kur artış hızı bir miktar artacak ve enflasyonun düşme ihtimali ortadan kalktı. Tek adam ve başkanlık sistemine geçiş ile başlayan ekonomik buhranı çözemeyen AKP, şimdi İran savaşını ekonomideki başarısızlığa bahane edip uzun yıllardan beri devam eden ekonomik çöküşü maskelemeye çalışacak. Gelinen noktada 24 yıldan beri devam eden AKP iktidarı, Türkiye'nin ekonomi ve savunma konularında yapısal sorunlarını çözememiş ve artık çözmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Erdoğan yaptığı açıklamada ‘ekonomi güçlü, dış şoklara dayanıklı’ diyor ama pazara giden Ayşe teyze pazardan filesini doldurmak için pazarcının yanına gittiğinde durumun hiç öyle olmadığını görüyor. Çünkü savaş başladığından beri meyve sebze fiyatları yüzde 40 artmış durumda. Bu mu dış şoklara dayanıklı olan rakamlar ve ekonomi? “Zafer Partisi iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak” Zafer Partisi'nin uzman kadroları Türkiye'yi çağdaş teknolojinin gerekleri ve bölgemizdeki güvenlik risk ve ihtiyaçları doğrultusunda hızla yeniden yapılandıracak güç ve yetenektedir. Bu bağlamda ülkemiz için bir ekonomik yük, demografik tehdit ve güvenlik riski olan sığınmacı ve kaçakları vatanlarına geri yollayacağız. Planlı kalkınma programıyla devlet planlama teşkilatını kurarak ve devletin büyük projelere özellikle yüksek teknoloji, petrokimya gibi stratejik alanlarda yatırım yapmasını sağlayarak günübirlik politikalardan Türkiye'yi kurtarıp kısa, orta ve uzun vadeli ekonomik planlamalarla yoksulluğu yeneceğiz, işsizliği aşacağız. Tertemiz Türkiye Projesiyle uyuşturucu ve sanal kumarla gerçekleştireceğimiz stratejik bir mücadele sonucunda Türk gençliğini uyuşturucu çetelerinin elinden alacağız, sağlıklı bireyler olarak anne ve babalarına vereceğiz. Savunma ve güvenlik alanında stratejik eksiklikleri hızla tamamlayarak ülkemizin sahip olması gereken güçlü caydırıcılığa Türkiye'yi kavuşturacağız. Bu amaçla değerli halkımızdan Zafer Partisi'ne daha çok ve daha güçlü destek istiyoruz. Partimize üye olmalarını ve hep birlikte Türk milletinin zaferine yürümeyi istiyoruz. Zafer Partisi iktidarı, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kurucu temel değerleri bağlamında birikmiş sorunları hızla çözmeye başlarken, devletimizi parti veya bir zümrenin değil, yeniden milletimizin devleti yapacağız. Bu bağlamda terörle müzakere değil, kesin sonuçlu mücadele gerçekleştireceğiz, huzur ve güvenliği sağlayacağız, birlik ve beraberliğimizi de pekiştireceğiz. Zafer iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “İstanbul Boğazı'na 26 kilometre kala, işletmecisi Türk olan bir tankere yapılan saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna verdiği cevap: “Öncelikle Karadeniz'de gerçekleşen saldırıyla ilgili bu toplantıya girmeden önce arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık. Bu saldırının hem insansız deniz aracı hem de bir insansız hava aracıyla yapıldığı, yani iki farklı aracın kullanıldığı ifade ediliyor. İstanbul'a 26 kilometre kala gerçekleşmiş bu saldırı. Bu saldırının İran'la ilgisi olmadığından eminiz. Çünkü İran'ın bu bölgede böyle bir etkinlik ve eylem gerçekleştirmesi mümkün değil. Eğer önümüzdeki saatlerde birileri çıkıp bir provokasyon girişimi olarak böyle bir haber sunarsa içeriden veya dışarıdan Türk milleti buna inanmaz. Birincisi bu. İkincisi kim gerçekleştirmiş olabilir? Bu bir Karadeniz operasyonu ve Karadeniz'de bir savaş gerçekleşiyor. Daha önce akla ilk gelen fail, daha önce Türk akımına kim saldırdıysa, kim sabote ettiyse aynı gücün, aynı merkezin böyle bir saldırıyı yaptığı doğrusundadır. Ama bu tespitimizi bölgeden gelecek istihbaratla da doğrulanması gerekiyor. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Son zamanlarda gazetecilere yönelik bazı gözaltılar ve tutuklamalar sürekli olarak gündemde. Buna ilişkin değerlendirmeleriniz var mı?” sorusuna verdiği cevap: “Evet, bağımsız basına yönelik baskı operasyonları devam ediyor. Mahkeme tutanaklarında yazanları yayınladıkları için gazetecilerin tutuklandığı bir süreçten geçiyoruz. Tabii bir gerçeği görmemiz lazım. Türkiye'de artık bağımsız bir yargı yok. Ve bağımsız bir yargı olmadığı için de iktidarın bazı yargı organlarını çok etkili bir şekilde muhalefeti kontrol altına almak, baskı altında tutmak için kullandığına şahit oluyoruz. Bunları canlı olarak yaşayanlardan bir tanesi benim ve yaşamaya da devam ediyoruz. Düşman ceza hukuku uygulamasıyla bana yönelik baskı operasyonları devam ediyor. Zafer Partisi'nin ilerlemesi ve büyümesi bana yönelik operasyonlarla, hukuk görünümlü operasyonlarla sürdürülüyor. Onun için şaşırtıcı değil, üzücü. Ancak bu gazeteci arkadaşlarımızın da dürüst habercilik anlayışıyla, dürüst gazetecilik anlayışıyla çalışan arkadaşlar olduğunu biliyoruz, görüyoruz, teyit de ediyoruz. Bütün hukuksuzluklara rağmen hukuk içerisinde seçimlere kadar mücadelemizi sürdürmek zorundayız.” Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın istenmeyen adam ilan edilerek Ankara'dan yollanması konusunda neler söylemek istersiniz?” sorusuna verdiği cevap: “Afganistan savaşı sırasında Amerikan dış politikasında bir kavram ortaya çıktı. Afpak dediler. Afpak jeopolitiğinden bahsedildi. Afganistan'ın başındaki heceyle Pakistan'ın başındaki hece birleştirilmiş Afpak olmuştu. Afganistan, Pakistan bir bütün olarak değerlendiriliyordu. Suriye iç savaşının başlamasından birkaç sene sonra ben dedim ki ‘bakın, Batı yakında Türkiye’ye nasıl Afganistan, Pakistan'a Afpak diyorlarsa, Türkiye'ye ve Suriye ilişkisine Türsur diyerek bakmaya başlayacaklar, iki coğrafyayı birlikte görecekler’. Barrack, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcidir. Bu Washington'un Afganistan-Pakistan'a bakmış olduğu gibi Türkiye-Suriye'ye baktığının en somut göstergesidir. Amerika Dışişleri Bakanlığı'nda Suriye Özel Temsilcisi olarak atayacakları kimse kalmamış mıdır ki Ankara Büyükelçisi aynı zamanda bir Suriye Özel Temsilcisi olarak atanmıştır. Bu bile durumun ne kadar vahim olduğunu, algının ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren bir atamadır. Kaldı ki mesleği diplomatlık olmayan ve Amerikan dışişlerinin dosyalarına, Türk-Amerikan ilişkileri dosyalarına hakim olmayan bir iş adamının bir NATO ülkesi olan ülkeye hem de dünyanın en kritik bölgesindeki ülkeye bu şekilde atanması ve bundan sonra diplomatik dili bilmemesinin beraberinde getirdiği ama öte yandan gerçek zihniyeti ve fikri de açıklayan açıklamaları basın önünde yapması da şaşırtıcı değildir. En son yapmış olduğu açıklamada Amerika Büyükelçisi bölgeyle ilgili projeksiyonunu çok net koymuştur. Nedir bu? Dört Orta Doğu ülkesindeki, onların ifadesiyle ‘Kürt bölgeleri’ bir araya gelecekler, bir zaman geçecek ve kendi aralarında bir entegrasyon gerçekleştirecekler. Sonra? Orada duruyorlar. Sonra ne geleceğini biliyorum. Sonra bu dört ülkeden kopuş ve bölgede ikinci bir İsrail'in, Müslüman İsrail'in kurulması süreci gelecek. Türkiye'den GAP bölgesinin su kaynaklarının koparılması gelecek. Ama Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan bu açıklamaya yönelik en ufak bir tepkinin gelmediğini de hayretle görüyoruz.” Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in, Adalet Bakanı Akın Yürlek'le ilgili tapu iddiaları var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?” sorusuna verdiği yanıt: “İddiaları çok ciddi buluyorum. Çok ciddi buluyorum ve bu konuda yapılan açıklamayı da yetersiz buluyorum. Bugün Akın Gürlek'in açıklamasını gördüm basında. Mahkemeye vermiş. Bunu da olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Şimdi Özgür Özel'in iddialarını mahkemede kanıtlamasının yolu açılmıştır. Değil mi? Bu iyi bir gelişme.”

 

TEKNOKENT KOLEJİ ÖĞRENCİLERİNDEN ŞİİR TADINDA BİR GECE

Bizim Çocuklar'ın Dünya Kupası yolundaki rakibi Romanya

“‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ DİYENLER, DAHA ŞİMDİDEN TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜYORLAR”

İstanbul’un Şarkıları AKM’de Hayat Buldu: “İstanbul Şarkıcısı”na Yoğun İlgi

İBB’DEN GÜREŞE DEV YATIRIM: GÜREŞE ÖZEL MODERN YERLEŞKE

GÜZELLİK & BAKIM İSTANBUL FUARI KAPILARINI AÇTI

ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-Dönüşüm İş Birliği Protokolü İmzalandı

KAGİDER_FIRSAT EŞİTLİĞİ MODELİ’NDE YENİ DÖNEM: FEM 2.0 TANITILDI

Öğrenciler Beslenme Paketini Doğru Kullanılırsa Performansı Yüzde 10 Koruyabilir

DOĞUŞ ÇAY YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN KARAKAN HAYATINI KAYBETTİ

Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı: Tüm işlemler tek ekranda

Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!

Uyuşturucu soruşturmasında 14 ünlü isim gözaltında

ETÜ’lü Bingül Kardeşler Zihinsel Engelliler Dünya Kayak Şampiyonası’nda 6 Madalya Kazandı

Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Görüşmesi Gerçekleştirildi

İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı 17–26 Nisan’da Kültürpark’ta

Suna'nın Kızları'ndan Hatay'da Çocukları Destekleyen Mahalleler Buluşması

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

SON DAKİKA! Karayip ülkeleri vatandaşlığı için ikamet şartı gelebilir

İkinci Elde "Dijital İllüzyon" Uyarısı!

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi

ETSO Mart Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı: UR-GE Projelerinde Türkiye Birinciliği Vurgulandı

Türkiye UEFA organizasyonlarında 5 takımla yer alacak

Eczacıbaşı Dynavit adını finale yazdırdı!

Alanya Ultra Trail 2026 İçin Geri Sayım Başladı

BAYRAM BİTTİ, NÖBET TARTIŞMASI BAŞLADI

“KADIN LİDERLER KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI”

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Uyuşturucu politikaları insan hakları ve halk sağlığı temelinde şekillenmeli”

TKP’den Dışişleri önünde eylem: ‘Utanç verici bildiriyi kabul etmiyoruz, o imza geri çekilmeli!

Hüseyin Baş "İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"

Yükleniyor

loading

TEKNOKENT KOLEJİ ÖĞRENCİLERİNDEN ŞİİR TADINDA BİR GECE

İBB’DEN GÜREŞE DEV YATIRIM: GÜREŞE ÖZEL MODERN YERLEŞKE

GÜZELLİK & BAKIM İSTANBUL FUARI KAPILARINI AÇTI

ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-Dönüşüm İş Birliği Protokolü İmzalandı

KAGİDER_FIRSAT EŞİTLİĞİ MODELİ’NDE YENİ DÖNEM: FEM 2.0 TANITILDI

Öğrenciler Beslenme Paketini Doğru Kullanılırsa Performansı Yüzde 10 Koruyabilir

DOĞUŞ ÇAY YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN KARAKAN HAYATINI KAYBETTİ

Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı: Tüm işlemler tek ekranda

Uyuşturucu soruşturmasında 14 ünlü isim gözaltında

ETÜ’lü Bingül Kardeşler Zihinsel Engelliler Dünya Kayak Şampiyonası’nda 6 Madalya Kazandı

“‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ DİYENLER, DAHA ŞİMDİDEN TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜYORLAR”

TKP’den Dışişleri önünde eylem: ‘Utanç verici bildiriyi kabul etmiyoruz, o imza geri çekilmeli!

Hüseyin Baş "İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"

İYİ Parti Erzurum Başkanı Öğdük: “Artık Koşma Zamanı”

Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP) bayramlaşma trafiği vardı.

Anahtar Parti, Demokrat Parti ile bayramlaştı

Anahtar Parti, Gelecek Partisi ile bayramlaştı

Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP) bayramlaşma trafiği vardı.

BTP Lideri Hüseyin Baş’ın bayram mesajı

BTP’nin Bayramlaşma Programı Belli Oldu

“ALDIĞIMIZ NEFES” İSTANBUL FİLM FESTİVALİ’NDE YARIŞACAK

“ÇATLI”YA YOĞUN İLGİ: ATLAS SİNEMASINDA ANLAMLI GECE

ONBEŞLİLER DİZİSİ DEDEMAN TOKAT’TA HAYAT BULDU

Kış Boyunca Biriken İlişki Yüklerini Baharda Atın

Genç Sanatçı Gamze Naz Aydın: “Çizginin kendi ritmini bulmasına izin veriyorum”

“ÇATLI” FİLMİNDEN GÖRKEMLİ GALA

“ÇATLI”DAN İKİ DUYURU: Avrupa Vizyonu ve Duygu Yüklü Klip “Haydar Haydar”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Empati ve utanma duygusunun zayıflaması aldatmayı normalleştirdi!”

Abdullah Çatlı’nın kızlarının da rol aldığı “ÇATLI" filminden vizyon öncesi son fragman: İLK FİLM İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

“Süper Kadın” Olma Çabası Kadınları Tüketiyor

Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!

Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor

KARACİĞERİ TEHDİT EDEN 6 ÖNEMLİ ETKEN!

KOLON KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN BU FAKTÖRLERE DİKKAT!

MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM

Kendine nazik olmak zayıflık değil!

ŞEKER SAĞLIĞINIZI TEHDİT EDEBİLİR

Bayram Ziyaretlerinde İkram Tuzağı

GECE 2’DE HÂLÂ UYANIKSANIZ SUÇLU BEYNİNİZ DEĞİL, TABAĞINIZ

Zayıflama İğnelerinin Eklem Sağlığı Üzerindeki Etkilerine Dikkat!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17