• BIST 100

    14186,67%-0,10
  • DOLAR

    42,72% 0,06
  • EURO

    50,05% -0,28
  • GRAM ALTIN

    5931,67% 0,38
  • Ç. ALTIN

    9522,21% 0,00

“UMARIM BEN DE BİR GÜN SİZLERİ FİLİSTİN’DEKİ BİR FİLM FESTİVALİ’NDE AĞIRLARIM”

Filistin Özel Seçkisi’nde yer alan “All That’s Left of You” filminin oyuncusu Saleh Bakri; film gösteriminden sonra katıldığı söyleşide ülkesine dair umutlarını, bu sözlerle paylaştı.

YAŞAM 14.11.2025 19:17:00 299 0
“UMARIM BEN DE BİR GÜN SİZLERİ FİLİSTİN’DEKİ BİR FİLM FESTİVALİ’NDE AĞIRLARIM”

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen 13. Boğaziçi Film Festivali bugün hem Filistin hem sinema adına duygu dolu anlara sahne oldu. Festivalin Filistin Özel Seçkisi’nde yer alan “All That’s Left of You” filminin oyuncusu “Saleh Bakri”, Atlas Sineması’ndaki gösterimin ardından katıldığı söyleşide sinemaseverlere, “Umarım ben de bir gün sizleri, Filistin’deki bir film festivalinde ağırlarım.” diye seslendi. Oyuncu, Batı Şeria’daki bir protestoya katılan Filistinli bir genci canlandırdığı film hakkında “Senaryoyu okuduğumda bir şey, kalbime ve ruhuma dokundu. Bu acıyı, yaratıcı bir şekilde yansıtmak istedim.  Filmi şimdi ikinci kez izledim ve yine ağladım. Ama ailem orada olduğu için değil acıya dalabildiğimizi gördüğüm için.” diye konuştu. “Filistin’e geri döneceğiz çünkü bunu hak ediyoruz” Hem bu film hem de oyuncunun yer aldığı ve festivalin açılış filmi olan “Filistin 36”nın çekimleri, 7 Ekim sonrası gelişmelerden etkilenmiş ve Filistin’de hazırlanan çekim mekânları iptal edilip setler, Ürdün’e taşınmıştı. Bakri; o dönemi şöyle anlattı: “Filmi tabii ki Filistin’de çekmek isterdik; tam da film, memleketten ve evden bahsediyorken. Çünkü memleket de bir karakter; hikayemizin bir parçası. ‘Evimiz’ dediğimiz yerde yaşayamamamız, hikâyemizin bir parçası. Sıkıntılar, mücadele, neyin yasal olup olmadığı her zaman konuşulacak; bugün yaşanan tüm acılar, buna değecek. Ürdün’de Gazze adlı bir mülteci kampı olduğunu öğrendim. 1967’de sürülmüş insanların yaşadığı, içler acısı bir mülteci kampı. Yine buranın yakınlarında, 1948’ de kurulmuş bir mülteci kampı vardı. 1948’de sürülen mülteciler eve dönmeyi beklerken 1967’de yeni bir dalga geliyor!” Sanat ve direnişin iç içe geçtiği Filistin örneğini değerlendiren oyuncu; sözlerini şu şekilde tamamladı: “Filmdeki karakterim Salim’e; ‘buraya geri döneceğiz’ diye bağırmak istiyorum; ‘Geri döneceğiz; çünkü bunu hak ediyoruz’. Umarım ki bir gün özgür Filistin’i görürüz ve orada uluslararası bir film festivali olur. Ben de sizleri oraya davet ederim.” Uluslararası Yarışma’da aile hikâyeleri Festivalde bugün, Uluslararası Uzun Metraj Yarışması’ndaki üç filmin ekipleri, söyleşilerde seyirciyle buluştu. Atlas Sineması’ndaki gösterimin ardından “Whisper My Name” filminin yönetmeni Rasoul Sadrameli, sahnedeydi. Kızının doğum gününü kutlamak için akıl hastanesinden kaçan Hüsrev ve kızı Ziba arasındaki ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni; “Gençler üzerine yaptığım, altıncı filmim bu. Gençler hakkında daha fazla film yapılması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.  Sosyoloji eğitimi ve gazetecilik kariyerinin de etkisiyle gerçekçi filmler yaptığını ve kendisini; yönetmenden çok gazeteci olarak gördüğünü söyleyen Sadrameli; “Sinemanın en büyük etkisi; tam gerçeği değil ama gerçeğe en yakın olanı yansıtmasıdır.” dedi. Hüsrev karakterini canlandıran Amin Hayai’nin, rolüne hazırlanmak için, bir akıl hastanesinde yirmi gün yaşadığını söyleyen yönetmen; “Aslına bakılırsa dışarıdakiler, içerdekilerden daha hasta.” dedi. İran sinemasının beslendiği kaynaklara dair bir soruya yönetmenin verdiği cevapsa adeta bir aforizmaydı: İran sineması, büyük yönetmenlerin çabalarıyla beslenir; çünkü onlar, bunu, meslek olarak değil aşk olarak görüyorlardı.” Atlas Sineması’ndaki diğer Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmi söyleşisi; “The Love That Remains”e aitti. Hlynur Palmason’un yönettiği ve bir aile travması olabilecekken şifalanma yolunda ilerleyen filmin söyleşisine; ses tasarımcısı Björn Viktorsson katıldı. Çekimlerden önce yönetmenin; görüntüler, müzik ve sesle ilgili bütün fikirlerini detaylı olarak paylaşmasından dolayı tüm ekibin, işini en iyi şekilde yapabildiğini söyleyen Viktorsson, filmin adı hakkındaki bir soru üzerine şunları söyledi: “Bunu sormak için doğru insan değilim belki de ama yine de bana göre filmin kendisi, hayata dair bir memnuniyet ve şükretmekle ilgili; bunun içinde sevgi de var. Tabii bu, benim bakış açım; yönetmeninkini bilmiyorum.” Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Where Do We Begin?”in söyleşisi ise yapımcısı Dawid Szurmiej’in katılımıyla Cinema Pink’te gerçekleşti. Szurmiej; zorlu bir aile hikâyesi olan filmi şöyle yorumladı: “Biliyorum ki insanlar, yüzleşilen sorunları çok konuşmaz; içlerinde tutarlar. Biz de seyircinin bu duyguyu yakalaması ve bu sayede bundan kurtulmasını istedik. On iki gün süren çekimlere, ekipteki herkes kendinden bir şeyler kattı. Harika bir ekip ve harika bir çabaydı.”  Çekimlerde zorlandıkları tek yerin, intihar sahnesi olduğunu belirten Szurmiej, şunları söyledi: “İntihar sahnesinde çekime katılmadık çünkü bizim için ağırdı. Yönetmen de ben de babamızı kaybettik ve kaybetmenin acısını biliyoruz. Aktör, kendini ahıra kilitledi, kamerayı kurdu ve çekime başladı. Biz sadece sesi takip edebildik ve sadece ağladık o çekim boyunca. Unutmayacağım bir deneyimdi.” “Savaş bittiğinde mücadele bitmiyor” 13. Boğaziçi Film Festivali’nin bugünkü konukları arasında Ulusal Belgesel Yarışma’dan da üç ekip vardı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en büyük soykırımın yaşandığı Bosna’dan, kişisel olduğu kadar evrensel bir hikâye; Sena ninenin portresi “Nena Sena”, AKM Yeşilçam Sineması’ndaydı. Sena ninenin torunu olan yönetmen Dino Ömeroviç, gösterim sonrası soruları cevapladı. Göç teması üzerinden aidiyet meselesini ele almak istediğini söyleyen yönetmen; filmle ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’de doğdum, burada beni büyüten kişi, anneannemdi. Onun, Bosna’ya dönüş süreci, eski evine sahip olması, beni etkiledi. Evine, yasadışı bir şekilde, bir başkası yerleşiyor ve biz geri almaya çalışıyoruz. Kişisel deneyimler, mücadeleler farklılık gösterebilir ama bu, o coğrafyanın bir travması. Mesela, Filistin’de olduğu gibi, savaş devam ederken bu travmalar, kayıplar konuşulur ama savaş bittikten sonra da bir mücadele var; o yüzden eve dönmek için verilen mücadeleyi anlatmak istedim.” Ömeroviç, çekim süreci hakkında ise şu bilgileri verdi: “Tamamen akışa bıraktım. Beş günlük süre içerisinde yaşanan şeylere hiç karışmadım ve onun yoluna çıkmadım. Kontrol mekanizması kurmadım yönetmen olarak ve ona bir alan yaratmaya çalıştım. İlk gün aslında deneme- yanılma gibiydi; onun rutinini çözmem gerekti. Ne kadar tanıdık olsam da film matematiğine oturtmam için bir süre onu gözlemlemem gerekti. Sonrasında onun sabahını akşamını iyice anladım ve kamerayı nereye, nasıl koyacağımı kararlaştırıp ona açtığım alanda ben de çekim yapabildim.” Ömeroviç; filmi anneannesine izlettiğini ancak anneannesi demans hastası olduğu için filmi hatırladığından emin olamadığını sözlerine ekledi. Ataerkile direnen marjinal bir karakter: Mikail Yazdığı, kurguladığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği “Kavak Ağacının Gölgesinde” belgeseliyle Kenan Diler, AKM Yeşilçam Sineması’ndaki gösterim sonrasında seyircilerin sorularını cevapladı. Belgeselin odak noktası olan hem görünüşü hem de tavırlarıyla marjinal bir imaj çizen, asıl amacı ise kendisini ve babasının ikinci eşi olan annesini, bölgenin ataerkil, aşiretçi ve katı geleneksel yapısından soyutlamak olan Mikail hakkında yönetmen, şunları söyledi: “Mikail’i 2018’de tanıdım. O sırada aklımda mikro milliyetçilikle ilgili bir şeyler yapmak vardı. Yaşadığım topraklardaki o ataerkil yapının kadınları baskılama durumu beni, küçüklükten beri kızdırmıştır. Beş kadınla büyüdüm ve o beş kadının, hayatım boyunca hiç oturmadıklarına şahitlik ettim; sürekli yemek, çay, misafir ağırlama... Bunları gördükçe içimde öfke birikti. Mikail’le karşılaştığımızda şunu fark ettim: Mikail aslında orada yaşayan insanlar olarak bizim, içimizde beslediğimiz öfkeyi, insanların yüzüne söyleyemediğimiz şeyleri, çekinmeden sakınmadan haykırıyor.” Oba kültürünün son temsilcilerinden Ayşe ve Mehmet Ali Tekel çiftinin, tabiatla çevrili ve aynı ritimde süregiden hayatlarına objektif tutan “Mukaddes” filminin yönetmeni Lütfi Öz; oba kültürüne aşina biri olarak böyle bir projenin uzun zamandır aklında olduğunu söyledi. Öz; “Torbalı’da yakın bir dostum bana, böyle bir çift tanıdığını söyledi. Ayşe teyze ve Mehmet Ali amca gerçekten 87 yıldır dağlardalar; ormanlar, onların evi. Ben de duyunca hemen tanışmak ve çekim yapmak istedim; belgesel böylece başlamış oldu.” diye konuştu.   “Bedri Rahmi Eyüboğlu: Toprağın Sırrına Erenler” belgeseli ise bugün Özel Gösterim kapsamında AKM Yeşilçam Sineması’nda perdedeydi. Filmin ardından söyleşiye katılan yönetmen Ali Kemal Pasiner; belgeselin hayata geçişinin ilginç öyküsünü şöyle paylaştı: “Bedri Rahmi'nin Kalamış'taki evinde gerçekleşen yazma festivallerine gençler olarak gittiğimiz bir dönemde torun Rahmi Eyüboğlu'yla tanıştık. O dönem belediye için düşünülen çekimler bana teklif edildi; ben de zaten bunun için yanıp tutuşuyordum. Fakat belediyede yönetim değişince görüntülerin elimizde kalmaması için bunu genişletip belgesel haline getirmeyi önerdim; seve seve kabul ettiler. Belgeselin yönetmenliğinin yarısı bana yarısı Bedri Rahmi Eyüboğlu'na aittir; çünkü görüntülerin çoğu, onun, kendi kamerasıyla çektiği görüntüler. Kimi 30, kimi 20, kimi ise 5 saniye sürüyor. Bizim yaptığımız çekimlerin hepsi onun evinde gerçekleşti. Hatta Ara Güler kızmıştı; ‘ben yaşlı başlı adamım, beni niye getirdiniz bu eve’, diye. Kamera açılarımıza da kızmıştı ama kendimizi açıklayınca anladı, kabul etti.” T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği, Turkcell ve Türk Hava Yolları’nın ana sponsorluğu, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortaklığı, Türkmedya’nın ana medya sponsorluğu, TV Plus ve İGA Pass sponsorluğunda gerçekleşen “13. Boğaziçi Film Festivali” ile ilgili tüm bilgilere www.bogazicifilmfestivali.com adresinden ve festivalin resmî sosyal medya hesapları üzerinden erişilebilir.

Erzurum’un sevilen iş insanlarından, Mu-no Door Kapı Mobilya sahibi Kadir Nohutçu, 2025 yılını değerlendirdi.

ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ, OTELCİLİK VE GASTRONOMİ SEKTÖRÜ LİDERLERİNİ 13. KEZ AĞIRLADI

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!”

Küresel dalgalanmalar finansın geleceğini yeniden tanımlarken, küresel hazine yetkilileri için yeni bir dönem başlıyor

Kurak Bölgeler İçin İklim Krizine Karşı Yol Haritası Hazır: Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı

Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 Milyon TL’lik Enerji Alt Yapısı Yatırımı

ARNAVUTKÖY BOLLUCA’DAKİ ESKİ MADEN SAHASI İÇİN YASAL VE TEKNİK SÜREÇ TAMAMLANDI

Tarihler Şehri, Geçmişle Geleceği Aynı Hikâyede Buluşturacak: TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da!

SEFO VE DEMET AKALIN’A “YERİNDE DUR” BAŞARISIYLA DIAMOND PLAK!

EBB’DEN YENİ BİR YATIRIM DAHA: VANİEFENDİ HALK PAZARI AÇILDI

Esenlik Turizm Her Turda 6 Umre Yapıyoruz

Erzurum Kültür Kurumu İlköğretimOkulu’nda sıfır atık farkındalığı

Taş Fırının Diliyle Yazılan Bir Hikâye: Lapidis Pide

Dededen toruna uzanan lezzet

TİGAD dijital habercilik ve medya çalıştayı Şanlıurfa’da yapılacak

Şap salgını sonrası kesilecek hayvan kalmadı: Et fiyatları yeniden yükselişte, fiyat istikrarı bozuldu

Gülşah Durbay’a son görev...

11. Yargı Paketi’nde sona doğru

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na 3 bin personel alınacak

Asgari ücret için ikinci toplantı perşembe günü yapılacak

TMSF'den Uluslararası Başarı

Sormam Lazım’ın Bu Hafta Konuğu Burak Serdar Şanal Oldu!

TÜRK KONUT YATIRIMCISI 2025’TE DUBAİ’YE AKIN ETTİ

ÖMÜR SABUNCUOĞLU’NUN KALEME ALDIĞI ‘ANNEME VE OĞLUMA’ KİTABININ LANSMANINA ÜNLÜ AKINI!

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: EVLATLARINI MADDE BAĞIMLILIĞINDAN KURTARAMAYAN BİR MİLLETİN GELECEĞİ OLMAZ!

Erzurum’da Sendikal Hareketin Yeni Yüzü

Metehan Özer'den Aziziye Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nda Değişim Vurgusu

Erzurum’un Kışa Meydan Okuyan Sıcak Durağı: Tavşanlı Park Aile Çay Bahçesi

Aziziye Ilıca’da Cirit Dostluğu: Ata Sporu Cenk Havasında Yaşatılıyor

AKM’DE ANIL ŞALLIEL VE ARKADAŞLARI RÜZGARI!

Yükleniyor

Erzurum’un sevilen iş insanlarından, Mu-no Door Kapı Mobilya sahibi Kadir Nohutçu, 2025 yılını değerlendirdi.

ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ, OTELCİLİK VE GASTRONOMİ SEKTÖRÜ LİDERLERİNİ 13. KEZ AĞIRLADI

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!”

Kurak Bölgeler İçin İklim Krizine Karşı Yol Haritası Hazır: Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı

Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 Milyon TL’lik Enerji Alt Yapısı Yatırımı

ARNAVUTKÖY BOLLUCA’DAKİ ESKİ MADEN SAHASI İÇİN YASAL VE TEKNİK SÜREÇ TAMAMLANDI

Tarihler Şehri, Geçmişle Geleceği Aynı Hikâyede Buluşturacak: TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da!

EBB’DEN YENİ BİR YATIRIM DAHA: VANİEFENDİ HALK PAZARI AÇILDI

Esenlik Turizm Her Turda 6 Umre Yapıyoruz

Erzurum Kültür Kurumu İlköğretimOkulu’nda sıfır atık farkındalığı

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: EVLATLARINI MADDE BAĞIMLILIĞINDAN KURTARAMAYAN BİR MİLLETİN GELECEĞİ OLMAZ!

Başkan Bilen Siyaset Halk İçin Yapılır”

FIRAT: ALMANYA’DA CAMİLERE ‘İSRAİL’ SALDIRISI AYDINLATILSIN!

Bağımsız Türkiye Partisi Şöleni…

Başkan Öğdük Palandöken teşkilatını ziyaret etti

BTP’nin 9. Olağan Kongresi şölen havasında geçti

Başkan Ali Öğdük İlçe gezilerine devam ediyor

Zafer Partili Aslan: ‘Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor’

Başkan İşleyen yeni üyelere rozet taktı

Ünal Kocaman: “Siyaseti unvan için değil, sorun çözmek için yapıyoruz”

“ÇATLI” GELİYOR: 20 Mart’ta Sinemalarda Yeni Fragman Yayınlandı

Çift Terapisti Sevilay Abudaram'dan 2026 Yılı İçin Çiftlere 6 Öneri

2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu!

“İsimsiz Eserler Mezarlığı” Dünya Prömiyerini Tallinn Film Festivali’nde Yaptı!

TOD’UN YENİ DİZİSİ “VİCDANSIZ”IN İLK TANITIMI PAYLAŞILDI!

20’NCİ FELIS ÖDÜLLERİ SONA ERDİ

“UMARIM BEN DE BİR GÜN SİZLERİ FİLİSTİN’DEKİ BİR FİLM FESTİVALİ’NDE AĞIRLARIM”

KUZEY MAKEDONYA’NIN İLK TÜRKÇE FİLMİ

Kurtaran Ev Derneği yararına özel konser

SABANCI VAKFI 10. KISA FİLM YARIŞMASI’NIN SON BAŞVURU TARİHİ UZATILDI

Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!

Kış Sezonunda Kar Körlüğüne Dikkat!

Katarakt Ameliyatı Bunama Riskini Azaltabilir...

MYASTENİA GRAVİS HASTALIĞI GENÇ KADINLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR

Türkiye’de perfüzyon eğitimi akademik boyut kazandı!

Doğuştan Kalça Çıkığı Belirti Vermeden İlerleyebilir

TÜP BEBEKTE DOĞRU BİLİNEN 10 YANLIŞA DİKKAT!

Prof. Dr. Furkan Ayaz, MS Hastalarına Umut Olacak İlaç Geliştirdi

GENÇ YAŞTA KALP KRİZİNİN 8 ÖNEMLİ NEDENİ!

Şiddetli karın ağrısının nedeni divertikülit olabilir

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 16 12 1 3 24 39
2.FENERBAHÇE A.Ş. 16 10 0 6 22 36
3.TRABZONSPOR A.Ş. 16 10 1 5 14 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 16 8 3 5 10 29
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 16 7 4 5 7 26
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 16 6 3 7 4 25
7.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 16 6 5 5 -2 23
8.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 16 5 6 5 5 20
9.KOCAELİSPOR 16 5 6 5 -3 20
10.CORENDON ALANYASPOR 16 3 4 9 -1 18
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 16 4 6 6 -3 18
12.TÜMOSAN KONYASPOR 16 4 8 4 -8 16
13.GENÇLERBİRLİĞİ 16 4 9 3 -4 15
14.KASIMPAŞA A.Ş. 16 3 7 6 -7 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 16 4 9 3 -14 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 16 2 6 8 -17 14
17.İKAS EYÜPSPOR 16 3 9 4 -11 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 16 2 11 3 -16 9